Evlenilecek İnsan Nasıl Seçilir

Hayat yolunda daha az engel için yanınızdaki insanı iyi seçmelisiniz
Hayat yolunda daha az engel için yanınızdaki insanı iyi seçmelisiniz

Geçen gün bir arkadaşım eşinden boşanmak üzere olduğunu söyledi. Şaşırdım, çünkü o zamana kadar birbirlerine çok yakıştıklarını düşünüyordum. Espiri anlayışları, zevkleri, hayat tarzları çok uyumluydu. Çok irdelemek istemesem de bana neden boşandıklarını biraz anlattı. Meğersem boğazlarına kadar borca batmışlar! Toplam gelirleri sadece 4000 lira olduğu halde bankaya borçları 100.000’e dayanmış! Para kavgaları yüzünden bibirlerini boğazlama noktasına gelmişler.

“Bu kadar parayı neye harcadınız?” diye sordum. Düğün yapmışlar ve evin eşyalarını kredi kartı ile almışlar. Düğünde beklediğinden az takı geldiğinden yakındı.

Biz bütün bunları konuşurken dikkatim ister istemez kızın elindeki plastik poşete takıldı. Borç içinde yüzdüğü halde iş çıkışı kendini iyi hissetmek için dükkanlara girip çıkmış, arkadaşları ile bir kafede buluşup birşeyler içmişti. O kızcağız kazandığı azıcık parayla borç ödediğini zannediyordu, ama aslında o günkü gelirini girdiği dükkanlara ve kafeye bırakmıştı.

Bu tip insanları görünce kendime hep şunu sorarım “İnsanlar paralarını idare etmeyi neden bir türlü öğrenemez?”.  Bu kızcağız kendisi gibi bir yarım akıllı ile evlenmiş ve bu ikisi para harcamak için birbirlerini gaza getirmişlerdi. “Hiç biriktiremediniz mi” diye sordum. “Bizim gelirimiz ne ki biriktirelim” diye şaşırdı. Belli ki biriktirme kavramına çok uzak. Bir kere cebinde para yoksa borç parayla düğün senin neyine? Sorsam “ihtiyaç” diyecek. Bence kredi kartı da sürücü ehliyeti verir gibi eğitimle ve sınavla verilmeli, yoksa 5 yaşındaki bir çocuğun eline para vermekten bir farkı yok.

Kendi düğünümü hatırladım. En güzel elbisemi giymiştim, eşim de kot pantalonun üstüne en şık gömleğini. Belediyeye gidip evlendik. Hafta içi evlendiğimiz için evlenmek bize 25 euroya patlamıştı. Evet bu günlerde çok para! Nikahtan sonra davetlilerle beraber dandirik bir kebapçıya gidip yemek yedik. Orada hesabı eşimin babası ödemişti. Fotoğraf makinesini görümcemin eline tutuşturduk, fotoğrafçı parası vermedik.

Ev eşyası da almadık, çünkü kirada oturuyorduk. Eşimin ailesi eski kullandıkları salon takımlarını atmaktansa bize hediye etti. O bana bir yüzük aldı ben de ona. Başka da masraf olmadı.

Böyle evlendik diye bir tarafımız eksik kalmadı çok şükür. O gün bizim için güzel bir anı oldu. İkimiz de elaleme gösteriş olsun diye çal patlasın vur oynasın düğün yapacak tipler değiliz. Zaten başka türlü insanlarla ikimiz de yapamazdık.

Eğer amacınız bir gün ekonomik bağımsızlığınızı elde etmekse evleneceğiniz insanı ona göre seçmeniz gerekiyor. Sorumsuzca para harcayan insanlardan kaçının. Eğer oldu da evlendiyseniz ASLA eşinize paranıza erişim vermeyin. Paranızı ondan ayrı tutun ve acilen mal ayrımı sözleşmesi imzalatın. Unutmayın ki mal ayrımı sözleşmeniz yoksa tüm borçlar da ortak.

Peki gelecekteki eşinizin para konusunda sorumsuz olup olmadığını nasıl anlarsınız? Anlatayım. Öncelikle neyi ihtiyaç olarak nitelendirdiğine dikkat edin. Diyelim ki 20 ayakkabısı olduğu halde 21.çifti alıyor. Neden aldığını sorun. Canı istediğini, beğendiğini, ama aslında ihtiyacı olmadığını söylerse sorun yok. Demek ki gereksiz harcama yaptığının FARKINDA. Ancak “ihtiyacım var” diyerek alıyorsa kafanızda hemen uyarı lambaları yanıp sönmeye başlamalı. Bu insan evlendikten sonra kuvvetle muhtemel “ama ihtiyacımız var” diyerek evi sürekli gereksiz eşya ile doldurup paranızı çarçur edecektir. Fazla harcadığı konusunda uyarıda bulunursanız sizi iknaya girişecek: “sanki her gün kuaföre gidiyorum” veya “almışsam ne olmuş? senin evine/çocuğuna alıyorum. Niçün 3 kuruşluk şeyi bana fazla görüyorsun ki” veya “arabaya ihtiyacımız var, çünkü herkesin güzel arabası var ve bizim yok, sonuçta senin çocuğun da binecek” şeklinde itirazlarda bulunacağına emin olabilirsiniz. Bu insanlar para harcarken aslında sizin emeğinizi, o güne kadar çalışıp edindiğiniz alın terinizi, ileride çalışmama özgürlüğünüzü, kara gün paranızı çarçur ettiklerini idrak edemezler. Şöyle düşünürler: “cepte para varsa harcanmalı, çünkü ben çok değerli bir insanım ve ben (veya benim çocuğum) buna değer”

Şunu da açıkça söyleyeyim. Evlenmeden önce benim de 50 çift ayakkabım vardı. Kendimden başka kimseyi düşünmek zorunda değildim. İstediğimi yapıyordum. Ne zaman ki evlendim iş değişti. Artık birşey alırken iki kere değil elli kere düşünüyorum. Yine de eşime sormadan mendil dahi almıyorum. Alırsam kızacak mı? Hayır. Peki neden? Onu SEVDİĞİM İÇİN. Şöyle düşünüyorum:”Bu adam para kazanmak için her gün bir sürü işe kafa patlatıyor. Emek veriyor. Bu zımbırtıyı almazsam ölmem. Ortak paramızı çarçur etmeyeceğim”.  Aynı şekilde o da asla harcamaz. Aylarca yemek dışında birşey alınmaz. Bizim en büyük zenginliğimiz eşyalarımız değil, birbirimizle ve çocuklarımızla geçirdiğimiz ZAMAN. Para bize ÇALIŞMAMA ÖZGÜRLÜĞÜ verdiği için birbirimize ayıracak çok zamanımız var.

Sevgiliniz, sözlünüz, nişanlınız para konusunda sorumsuz bir insan mı? Önce ciddi, açık sözlü bir konuşma yapın. Sorununu kabul edip değişmek için çaba gösterir belki ve bakarsınız değişir. Ancak konuşmadan sonuç alamıyorsanız arkanıza bakmadan KAÇIN.

Para konusunda sorumsuz bir insanla mı evlisiniz? Yine konuşmayı deneyin. Nasıl konuşacağınızla ilgili iyi bir plan yapın. Eşiniz analitik bir insansa faiz formülleri ile matematiği kullanarak anlatın. Duygusal bir insansa onu harcamaya iten sebeplere odaklanın ve çözüm önerin. Görsel bir insansa resimlerle anlatın. En önemli adım bir SORUNU olduğunu kabul etmesi. Bunu kabul ettiği an umut var demektir. Kabul etmiyorsa ACİLEN mal ayrımı sözleşmesi imzalatın. Biliyorsunuz bu bir ekonomik özgürlüğünü kazanma blogu. Yanınızda cebinde para tutamayan bir insan olduğu sürece siz ekonomik özgürlük felan elde edemezsiniz. Bu insan gelecekte sizin için çalışacak olan parayı harcamanın bir yolunu bulur, yeter ki paranız olduğunu bilsin. Evinizi ayıramıyorsanız en azından paranızı ayırın.

Eşiniz para konusunda sorumsuz ve mal ayrımı imzalamayı reddediyor. İşte şimdi hapı yuttunuz. Maalesef çözüm bilmiyorum. Tek bildiğim b.ka batmış olduğunuz.

Eş seçerken insanlar birçok özelliği göz önünde bulundurur ve ne yazık ki pek az insan mustakbel eşlerinin parayı idare edebilme becerisine dikkat eder. Amacınız ömür boyu çalışma ihtiyacı duymayacak kadar zengin olmaksa gelecekteki eşin paraya bakışını da iyi incelemelisiniz, zira eşiniz istemiyorsa zengin olamazsınız. Flört aşamasında bazı basit ipuçlarına dikkat edip zamanında önlem alırsanız kendinizi hayal kırıklıklarından koruyabilirsiniz.