Veda ve 2018 Türkiye Ekonomik Krizi

Uzun süredir haberleri takip etmiyordum, ancak TL’nin euro ve dolar karşısındaki değer kaybını duydum. En son baktığımda 1 euro 8 TL civarında idi. Ne şaşırdım ne de üzüldüm.

Bu bloga Türkiye’deki insanları düşünerek başlamadım ve onlar için yazmadım, ancak okuyucu kitlemin %90’ı Türkiye’den gelmeye başladı. Her nedense okuyucularımın büyük kısmı kadınlardı ve bu kadınların büyük bir kısmı maalesef maldı. Niye 3 çocuğum olduğunu sorup(onlara göre çok sorumluluk bana göre değilmiş!) eşimle ilgili yorum yapanından, hayat tarzımı eleştirene, pet şişede su satın almadığım için bana çirkin sıfatlar yakıştırandan çocuklarımla ilgili yorumlar yapanlara, devlet parası ile zengin olduğumu yazıp bok atanlara kadar hepsini gördüm. Bazıları çok saygılı yazıp Türkiye gerçeklerini araştırıp ona göre yazmamı rica etti(Olur canım! Başka bir isteğin de var mıydı?). O kadar çok aptalca mail almaya başladım ki rahatsız olup hem yorumları hem de e-mail adresimi kaldırmak zorunda kaldım. Arada düzgün mailler gelmiyor muydu? Elbette geliyordu, ama 1/10 oranında.

Bu yorumlar bana Türkiye’de çalıştığım şirket ortamlarını hatırlattı: Ahlakı bok gibi insanların birbirleri hakkında devamlı dedikodu yapması, kuyu kazmalar vesaire. Ben zaten onlardan kaçıp buralara geldim. O zamanlar tabi Türk milletine toz konduramazdım ve sorunun bizim iş yerinde olduğunu düşünürdüm. Artık biliyorum ki sorun toplumsal.

Doğrusunu isterseniz toplum içinde Türk olduğu saklamaya başladım. Anladım ki Türklerden uzak durmak gerek, çünkü sadece zarar veriyorlar.

Sonra da Türkiye niye batıyor, ekonomi niye çöküyor diye soruyorlar. E sen düşünene, üretene, yazana, senden farklı olana kin kusarsan olacağı o. A partisine B partisine kızacağınıza aynada kendinize bakın ve dürüst olun. Tüm enerjinizi düşünmek yerine sizden daha iyi durumdakini aşağı çekmek için harcarsanız herkes sizi terk eder. Önce siz, sonra da çocuklarınız bulunduğunuz bataklıkta sonsuza kadar debelenir durursunuz!

Yazmayı çok sevsem de gelen maillerden dolayı blogdan soğdum. Yazıları tamamen silmeyi de düşünüyorum birkaç gündür. Blog bana çok önemli şeyler öğretti:

1.  Eskiden milliyetçi bir insandım, artık Türk görünce bucak bucak kaçıyorum. Gittiğim tatillerde “türk olmasa bari” diye dua ediyorum. Ortalama bir Flaman, İngiliz, Alman ile ortalama bir Türk arasındaki ahlak farkı çok belirgin. İş hayatından insan ilişkilerine her alanda Türklerin ufak tefek ahlaksızlıklarına şahit olabilirsiniz. Ben artık Türklere ev bile kiraya vermez oldum. İçimde zerre kadar milliyetçi bir duygu da kalmadı.

2. Blog yazmaktansa kitap yazma fikri daha cazip gelmeye başladı, ancak Türkçe değil. Türklere laf anlatamam ben.

3. Enerjimi ve zamanımı gereksiz insanlar için ve boşa kullanmamayı öğrendim.

Yüreklendirici yorumlar ve samimi mailler yazan herkesi yukarıda yazdıklarımdan tenzih ederim.

Sağlıcakla Kalın,