Belçika’da Eğitim Sistemi

Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi Belçika’da çocuk yetiştirmek oldukça kolay ve ucuz. Eğitim sistemi bence dünyada en iyilerinden biri. PISA testi sonuçlarına göre 22.sirada:

https://www.oecd.org/pisa/

Belçika’da çocuğun okulda kendini iyi hissetmesine çok önem veriliyor. Çocuklar asla birbirleri ile yarıştırılmıyor. Tıp ve diş hekimliği bölümleri dışında isteyen istediği üniversiteye ve istediği bölüme kaydolup okuyabiliyor. Üniversite eğitimi bedava gibi ucuz. Çocuğunuz başka bir şehirde okumak isterse ona yurt odası tutmak, ayrı yeme içme ve yaşam masrafları ayırmak elbette pahalı oluyor. Bu saydıklarım için Anvers’te 700 ile 1000 euro arasını gözden çıkarmalısınız, ancak Anvers’te yaşıyorsanız ve çocuğunuz Anvers’te üniversite okuyor, sizinle aynı evde yaşamaya devam ediyorsa masrafları bir lise öğrencisi kadar oluyor. Bu bizim için önemli çünkü 3 sene içinde 3 çocuğumuz doğdu. Üçü birden üniversite çağında olacaklar. Eğitimin ücretsiz ve yüksek kalitede olmasından dolayı çocuklarımızın eğitim hayatı tamamlanana kadar başka bir ülkede, hatta başka bir şehirde yaşamayı düşünmedik. En son evimizi alırken bile iyi ilkokullara, liselere ve şehirdeki üniversite yerleşkelerine kolay ulaşım imkanı olmasını dikkate aldık.

Şunu belirtmekte de fayda var, oğlumuza otizm teşhisi konulduğu için zaman zaman psikiyatriste gitmemiz gerekiyor. Psikiyatrist ücreti saatlik 210-220euro arası. Bunun 207eurosu sağlık kasası tarafından geri ödeniyor. Aynı şekilde oğlumuzun küçük motor becerileri zayıf. Yaklaşık 1.5 senedir her hafta fizyoterapiste gidiyoruz. Aynı şekilde fizyoterapist ücretlerinin büyük kısmı da sağlık kasası tarafından karşılanıyor. Bu sayede yavaş da olsa oğlumuzun motor becerilerinde gelişme oldu. Otistik çocuklar için devletin desteği çok büyük. Otistik çocuklar için ayrı okullar var. Aynı şekilde çocuk normal okula da da devam edebiliyor. Bizim oğlumuz normal okula gidiyor ve devlet onun için haftada 1 saat okula ayrı bir öğretmen gönderiyor. Bu öğretmen okula ve oğlumuzun öğretmenine destek oluyor. Örneğin oğlumuz her şeyin düzenli olmasını istiyor. Onun için ne zaman ne yapacağı belli olmalı. Okulun gönerdiği destek öğretmen sınıf öğretmenine oğlumuz ile nasıl ilgilenmesi gerektiğini anlatıyor.

Şu an çocukların gittiği okulda haftada 3 saat kanguru sınıfı dedikleri dersler var. Kanguru sınıflarına üstün zekalı çocuklara eğitim veriyorlar. Onlara ayrı projeler yaptırılıyor, dil ve matematik alanında daha zor dersler veriliyor. Üstün zekalı çocuklarda otizm görülme sıklığı daha yüksek olduğu için bu sınıflarda çocuklara daha düzenli olma konusunda yardım ediliyor. Her okulda bu tür kanguru sınıfları yok. Onun için anne babanın çocuklarını çok iyi tanıyıp çocuğa uygun okulları araştırıp seçmesi önemli. Özellikle üstün zekalı çocuklarda eğitim sisteminden memnuniyetsizlik ve ortaokulda okuldan ayrılma çok sık görüldüğü için biz oğlumuz ve kızımız için kaygılanıp sene ortasında okul değiştirdik. Şu anki okulda her sınıfta 7-8 üstün zekalı çocuk var ve bu sayede çocuklarımızın arkadaşları olmaya başladı.

Belçika’da merkezi bir eğitim sistemi ve müfredat yok. Okullar oldukça bağımsız bir şekilde kendi müfredatlarını ve eğitim yöntemlerini belirleyebiliyorlar. Elbette bakanlığın belirlediği genel hedefler var, ancak bu hedefler çok ayıntılı değil ve yoruma açık. Örneğin ilkokulu bitiren bir çocuk 4 işlemi bilmeli, ancak neyi ne zaman ve nasıl bir yöntemle öğreteceklerini okullar kendileri seçebiliyor. Yani okullar hedeflere ulaşmak için istediği eğitim ve öğretim yöntemini uygulayabilir, istedikleri kaynakları kullanabilirler. Bu sebeple her çeşit okul var: Katolik okulları, Yahudi okulları, herhangi bir dini eğitim vermeyen seküler okullar, seçmeli din dersi olan okullar, Dalton, Montesorri, Steiner gibi belili pedagojik modeli takip eden okullar, yaparak öğretmeyi hedefleyen deneysel okullar, bedensel veya zihinsel engelli çocuklar için özel okullar, açık hava okulları… Her veli çocuğu için istediği okulu seçme hakkına sahip.

Eğitimde çeşitlilik olması elbette güzel bir şey, ancak veli olarak çocuğunuzu iyi tanımanızı ve çok bilgili olmanızı gerektiriyor. Biz psikolog tavsiyesi ile oğlumuza psikolog, fizyoterapist ve psikiyatristlerle IQ testi, motor beceri testi ve otizm araştırmaları yaptık, bundan dolayı çocuğumuza profesyonel yardım aldırabiliyoruz. Aynı şekilde kızımıza IQ testi yapıldı ve bu sayede neden öğretmeni dahil sınıfta kimse ile konuşmadığını anlayabilmiştik. Akabine sene ortasında hemen 1.sınıfa aldırdık ve birden konuşmaya ve arkadaş edinmeye başladı. Okullar hakkında bilginiz olsa bile çocuğunuz okula başladıktan sonra okulun işleyişini anlayabiliyorsunuz. Biz 2 defa taşındığımız için çocuklarımız birkaç defa okul değiştirdi. Taşınma dışında bir defa da okulun sosyoekonomik profilini beğenmediğimiz için okul değiştirdik. Geçen ay içinde de yüksek IQ’lu ve otistik çocuklar konusunda daha deneyimli bir okula kaydımızı aldırdık.

Anvers gibi çok fazla sayıda düşük sosyo-ekonomik seviyeli göçmenlerin olduğu şehirlerde kara okul (zwarte school) adını almış konsantrasyon okulları var. Bu okullarda velilerin sosyo-ekonomik seviyesi çok düşük. Okullar bunu şöyle takip ediyor: çocuğun kaydı yapılırken annenin en yüksek diploması soruluyor. Anne en az lise mezunu ise sorun yok, ancak lise annenin lise diploması yok ise çocuk gösterge öğrencisi(indicator leerling) olarak çocuk belirleniyor. İkinci gösterge çocuğun eğitim için devletten parasal yardım alıp almadığı oluyor. Devlet daha fakir ailelere çocukların eğitimi için çocuk parası dışında da ek para veriyor. Üçüncü gösterge ise çocuğun anne, baba ve kardeşleri ile konuştuğu dil oluyor. Dördüncü gösterge çocuğun ev adresi. Adrese bakılarak o mahallede sınıfta kalan çocukların oranı belirleniyor.

Belçika Flaman bölgesindeki okullara göre gösterge öğrenci sayılarını şu adresten görebilirsiniz:

https://www.agodi.be/cijfermateriaal-leerlingenkenmerken

  • thuistaal: evde konuşulan dil. Çocuğun anne, baba, kardeşler ile konuştuğu dil soruluyor. Çocuk aileden en fazla 1 kişi ile Hollandaca konuşuyorsa gösterge öğrencisi(indicator leerling) olarak işaretleniyor.
  • opleidingsniveau moeder: anne en az lise mezunu değilse çocuk gösterge öğrencisi(indicator leerling) olarak işaretleniyor
  • buurtindicator: Çocuğun yaşadığı mahallede sınıfta kalan çok fazla sayıda çocuk varsa
  • schooltoelage: geçmişte çocuk için devletten ek mali destek alınmış ise.

Yukarıdaki 4 kategoriden birine veya birden fazlasına giren çocuklar için devlet okullara daha fazla mali yardım yapıyor. Gördüldüğü gibi bazı okullarda sosyo-ekonomik seviye çok yüksek, bazılarında ise çok düşük. Doğal olarak bu eğitim kalitesine de yansıyor. Bu rakamları bilip ona göre okul seçimi yapmakta fayda var.

Ben çocuklarım için okul seçerken özellikle annelerin eğitim seviyesine bakıyorum. Bazı okullarda annelerin %80’inden fazlasının lise veya dengi diploması yok. Çocuklarım 1 sene böyle bir okula gitti ve ben bizzat bu tür okullarda çocukların hayata 3-0 geriden başladığını gördüm. Ayrıntılara girmeyeceğim, ancak çocuğunu besleyemeyen anneler gördüm. Diş fırçalamayı öğretmediği için dişleri çürüyen çocuklar, belli bir ev düzeni olmayan insanların çocuklarını gördüm. Mesele gerçekten o insanların az parası olması değildi, çünkü biraz parası olan çocuğuna PlayStation alıyordu. Bu çocukların birçoğu lego veya bloklarla oynamayı bilmiyordu. Sağlıklı beslenme konusunda en ufak bir bilgisi olmayan bu anne babalar çocukların yaş günlerinde sınıfa çips getirip öbür çocuklara dağıtıyordu. Çocuklarımın o ortamda kalmasını istemedim ve sonraki sene kayıtlarını 300metre ötedeki okula aldırdım. Okuldaki eğitim seviyesi açısından da fark çok büyük oldu.

Geçen sene başında çocuklarım eve yakın, sosyo-ekonomik seviyesi çok yüksek bir okula başladılar, ancak oğlumun ve kızımın kaydını da o okuldan aldık. Eğitim gayet iyi olsa da bizim çocuklarımız için uygun değildi. O okuda çocuğun kendi öz disiplinini geliştirmesine önem veriliyor ve ödev yok. Çoğu öğrenci için iyi bir sistem, ancan otistik öğrenciler için son derece karmaşık. Oğlum bocalamaya başladı ve ödev olmadığı için biz de destek olamadık. Bu yüzden otistik ve üstün zekalı çocukları iyi tanıyan, sosyo-ekonomik olarak yine yüksek öğrenci profiline sahip başka bir okula başlattık.

Okul dışında çocuklar için sanat akademileri ve spor olanakları çok yaygın. Hem oğlum hem kızım okul dışında resim dersine gidiyor. Elbette götürüp getirmesi bazen zor olabiliyor, ancak bence o eğitimi almaları önemli. Ayrıca ailece bir spor kulübüne üyeyiz. Çocuklar haftada 2 defa dans dersi, haftada 1 defa jimnastik dersi alıyor. Yazın ise evin yakınındaki tenis kulübünde özel ders aldırmayı düşünüyorum.

Evde televizyon olmadığı için okumayı çok seviyorlar. O konuda bizim bir zorlamamız ve uyarmamız söz konusu değil. Kendim resim yapmayı sevdiğim için çocukların da resimle uğraşmasını önemli buluyorum. Evde her gün mutlaka mandala boyama veya resim yapıyorlar.

Siz çocuğunuzla nasıl ilgileniyorsunuz? Özellikle otistik çocuğu olanların nasıl etkinlikler yaptırdığını merak ediyorum.

“Belçika’da Eğitim Sistemi” üzerine 5 yorum

  1. Türkiye’de en büyük sorun eğitim sistemi diye boşuna denmiyor. Keşke başka bir ülkede doğma imkanımız olsaydı. Ya da yurt dışına çıkma imkanımız… Çünkü eğitim sistemi insanın hayatını doğrudan etkiliyor.

  2. Merhaba bildiğim kadarıyla otizm için devlet hastanesinden rapor alininca ucretsiz olarak ozel eğitim kurumlarinda eğitim alinabiliyor ve devlet okullarinin bazilarinda kaynaştırma sınıflarında öğrenim gorulebiliyor. Burda iyi liselere ve üniversiteye gidebilmek icin sınavlara girmek gerekiyor. Adrese uygun liseye de gidilebilir ama iyi olanlara sinavla giriliyor. Çocuklarınız şanslılar pek çok açıdan.
    Benim merak ettiğim de acaba kreş zorunlu mu Belçika da ve başlama yaşı var mı?

    1. Merhaba
      Kreş 0-30ay arası için ve zorunlu değil. Oldukça da pahalı.
      Devletin okul öncesi eğitimi 2.5-6 yaş arası ve zorunlu değil, ancak hemen hemen herkes çocuğunu 2.5yaşında okula başlatıyor. Ücretsiz.
      6-18 yaş arası eğitim zorunlu.
      Sevgiler,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir