İnsanları Anlama ve Sınıflandırma Sanatı

Myers-Briggs anlaması kolay ve bir defa anladığınızda ömür boyu işe yarayan bir sınıflandırma sistemi. Öncelikle kendinizi tanımaya yarar, sonra da çevrenizdekileri. Bir kadının ESFP olan eşine sürekli gelecek ile ilgili planlar yapmadığı için kızdığını düşünün. Myers-Briggs bilseydi deveye hendek atlayamadığı için kızdığının farkına varırdı. Onlarca yıllık evliliği olan insanların bile birbirlerinden gerçek dışı şeyler beklediklerini görebilirsiniz. En kötüsü de çocuklarını hiç tanıyamayan anne babalar, çünkü çocukları kişiliklerine aykırı davranmaya zorlayabiliyorlar. Gördüğüm kadarıyla insanlar en yakınlarını bile tanıyıp oldukları gibi kabul etmede güçlük yaşıy0r. Çoğu insan karşı taraftan beklentilerini toplum normlarına veya kendi bakış açılarına göre belirliyor. ”Ben olsaydım şöyle yapardım, oysa o böyle yaptı! Ne kadar ……(sıfat)…bir insan!” diye üzülenleri, ayıplayanları, kınayanları duymuşsunuzdur. MBTI başkalarının sizi bilerek sinir etmeye çalışmadığını anlamanızı sağlar. Biz kendimiz dışında kimseyi değiştiremeyiz, ancak olaylara verdiğimiz tepkileri değiştirebiliriz. Çevremizle doğru ilişkiler kurmanın sırrı beklentilerimizi doğru ayarlamaktan, neyi değiştirip neyi değiştiremeyeceğimizi bilmekten geçiyor. MBTI hem kendimizi hem de karşımızdaki insanı anlamaya yarar.

Satış elemanları MBTI’ı çok kullanır, çünkü müşterinin karar verme tercihini anlayınca satış tekniklerini müşteriye göre ayarlayabilirler. Bir araba galerisindeki satış elemanını düşünün. Müşteriyi gözlemler. Sensing-Percieving tercihi olan bir insana fazla konuşmadan arabayı gösterir, müşterinin arabaya dokunmasını ve arabayı deneme sürüşüne çıkarmasını teklif eder. Intuitive-Thinking insana ise arabanın yakıt tüketiminden, teknik özelliklerinden bahseder -karşı taraf konuşmalarına izin verirse- çünkü bu tip insanlar kararlarını dükkana gelmeden vermiş de olabilir. İyi satıcı müşterinin nasıl karar verdiğini çok kısa sürede anlamaya çalışıp ona göre satış yöntemini değiştirir. Reklam ajansları da aynı şekilde çalışır. Satış yapabilmeleri için insanların nasıl karar verdiklerini çok iyi bilirler.

Çocuğuma yüksek işlevli otizm (high functioning autism) teşhisi konduğu için MBTI’ı araştırdım, çünkü onun öğrenme yöntemine göre bir okul bulmam gerekiyordu. İlk gittiği okul deneysel okul dediğimiz çocukların deneyerek ve gözlemleyerek öğrenmelerini sağlayan bir okuldu. O okulda işbirliği yapabilmek önemliydi. Çocuklar aralarında seçim yapıp çalışacakları projeleri kendileri belirliyordu. Oğlum bir gün ağlayarak okuldan geldi, çünkü teklif ettiği proje seçilmemişti. Seçilmediği gibi diğer çocuklar fikirlerini dahi dinlemek istememişler. O palenteoloji projesi yapmak istemişti, ancak çoğunluk internet oyunları projesini seçmişti. O an okulda birşeylerin yanlış gittiğini anladım. Çoğunluğun seçimi ile öğrenciler ne şimdi ne de büyüdüklerinde asla palenteoloji projesi yapmayacaktı, çünkü palenteolojiye ilgi duymayı bırakın kelime anlamını bile bilmiyorlardı. O okulda gruba ayak uydurma ve takım çalışması önemliydi. O okul Extrovert-Sensing-Orta ve Orta üst IQ düzeyinde çocukların ihtiyaçlarına çok iyi cevap veriyordu ve Introvert- Intuitive-çok yüksek IQ seviyesi olan oğlum orada kalsa mutsuz olacaktı. Leta Stetter Hollingworth’a göre IQ ları arasında 20 puandan fazla fark olan bireylerin anamlı bir ilişki kurabilmesi zor ve ben bunu hayatım boyunca hep gözlemledim. O okul çok küçük olduğu için yüksek IQ’lu çocuklar için farklı bir program veya yaklaşım sunmuyordu ve öğretmenlerin bu konuda tecrübesi de yoktu. Bana da bunu açıkça söylediler. Biz de farklı bir okula gittik. Şu anki okulda her sınıfta yüksek IQ’lu 6-7 çocuk var. Çocuğunuzun hangi MBTI kişiliğinde olduğunu anlarsanız ona daha etkili öğrenmesi için yardım edebilirsiniz. Burada 2 cümle ile anlattığım okul seçimi süreci elbette çok kolay olmadı. Okul, öğretmenler, psikiyatrist ile bir dizi görüşme sonucu aldığımız bir karardı, ancak Myers-Briggs konusunda yaptığım araştırmalar da kararımda etkili oldu.

Aşağıda çok kısa bazı ipuçları ile karşınızdaki kişiyi nasıl anlayacağızı aktarmak istiyorum:

MBTI’ın ilk harfi(E veya I) nasıl güç topladığınızla ilgili. İçe dönük veya dışa dönük olmanın çekingen veya utangaç olmakla, insan ilişkilerinde başarı ile ilgisi yok. Bu sadece nasıl enerji toplamayı TERCİH ettiğiniz ile ilgili. Örneğin, bir arkadaşıma içe dönük olduğumu söylediğimde çok şaşırdı, çünkü ben fikirlerimi anlatıyorum ve konuşuyorum. Kimseden çekinmeden ne düşündüğümü söylerim. O arkadaşımla vakit geçirmekten de çok hoşlanıyorum. Üstelik konuştuğumuz bazı konularda(emlak yatırımı gibi) geniş bilgim var, yani o konulardaki düşünme aşamasını kafamda tamamladığım için extrovert gibi davranabiliyorum. Bilmediği şey şu: onunla her konuşmamdan sonra uzun süre konuştuklarımızı düşünüp tartıyorum ve tekrar enerjik bir insan olabilmem için yalnız kalmaya ihtiyacım var. Kısaca:

  • Extrovert: dışa dönük insan başkaları ile iletişimden güç toplar. Dışa dönük çocuklar okulda basketbol(takım oyunları) oynamaktan, arkadaşları ile eğlenmekten hoşlanırlar. Dışa dönük insanlar takım çalışmasında daha başarılıdır. İnsanlarla iletişim dışa dönükleri daha güçlü hissettirir. Uzun süre yalnız kalmak dışa dönük kişiyi tüketir. Dışa dönükler kafeine daha duyarlı olabilir diye okudum, ne kadar doğru bilmiyorum.
  • Introvert: içe dönük insanlar sessizlik ile ve düşünerek güç toplar. İçe dönük insan da başkaları ile iletişimden hoşlanır, ancak güç toplamak için yalnız vakit geçirmeye ihtiyacı vardır. Yalnız çalışmaktan hoşlanırlar. İçe dönük çocuklar okulda ve evde sessiz köşelere ihtiyaç duyar. Neyse ki Belçika gibi içe dönük insanlar için kurgulanmış bir toplumda yaşıyorum.

MBTI’ın ikinci harfi(I veya S) nasıl bilgi topladığımızla ilgili.

  • Intuitive (sezgisel): Sezgisel insanlar kavramlarla düşünür. Örneğin oğlum(Intuitive) satranç oynamayı kuralları bir kitaptan okuyarak öğrendi. Okudu, sonra oturdu ve satranç oynamaya başladı. O okuduğu teorik bilgileri kolayca içselleştirebiliyor. Sezgisel insanların derin bir iç dünyası vardır. Düşüncelere dalıp gittikleri olur ve bu arada çevrelerinde ne olup bittiğini göremeyebilirler. Kendi dünyalarında yaşadıklarını da söyleyebiliriz. Ben de Intuitive bir insanım. Okuduğum şey ne kadar teorik olursa olsun özümseyip kullanabiliyorum. Örnek verecek olursak birçok insan MBTI testini yapar ve burç yorumu gibi okuyup geçer. Bu bilgiyi nasıl kullanacaklarını düşünen insan pek görmedim. Ben ise MBTI’ı öğrenince üstünde uzunca bir süre düşündüm. Çevremdeki insanların sonuçlarını sordum ve onların davranış kalıplarından ne tür iletişime daha açık olduklarını anlamaya çalıştım. Bilgiyi içselleştirebiliyorum. Tümdengelimle(deduction) öğrendiğimi söyleyebilirim(teoriden pratiğe)
  • Sensing (sağduyulu): Sensing kategorisindeki insanlar gördüklerini, duyduklarını algılayarak bilgi toplar. Ayrıntıları kolayca fark edebilirler. Örneğin kızım(Sensing) satranç oynamayı benimle oynayarak, yani görerek, tecrübe ederek öğrendi. Sensing kategorisindeki insanlar çevrelerini iyi gözlemler. Kızım şu tür sorular sorar ”Neden sürekli babam araba kullanıyor? Neden annem sadece babam yokken araba kullanıyor”. Herkesi ve her şeyi sürekli izler. Çevresini gözlemleyerek tümevarımla(induction) bilgi edinir(pratikten teoriye). Montessori, Waldorf gibi aktif öğrenme odaklı okullar bu çocuklar için daha iyi.

MBTI’ın üçüncü harfi(T veya F) nasıl karar verdiğimizle ilgili.

  • Thinking sınıfındaki insanlar verilere dayalı tarafsız karar verirler. Adalet anlayışları herkese eşit olmaktır. Bu tür insanlar iş yaparken yüreklendirme veya teşekkür beklemez. İşi tamamladıktan sonra teşekkür bekler.
  • Feeling yani değer sistemi ile uyum arayan insanlar: sanıldığı üzere hislerle karar veren insanlar değildir. Onlar karar verirken değer sistemleri ve uyuma önem verir. Adalet anlayışları herkese ihtiyacına göre çözüm sunmaktır. Bu tür insanları çalışırken sürekli yüreklendirmek önemlidir. Örneğin Thinking kategorisindeki bir yönetici işten az performans göstereni çıkarmayı seçer(adil). Feeling kategorisindeki yönetici ise aile geçindiren evli çalışanı kovmayıp bekar çalışanı kovmayı tercih edebilir(insancıl).

MBTI’ın son harfi(J veya P) hayatı nasıl yaşadığınızla ilgili.

  • Judging tipi insanlar hep planlardan bahseder. : yaptım,çalıştım, yapacağım…..Onlar için plan ve sonuç alma önemli. Her şeyi zamanında yapmak, zamanında karar verip ilerlemek önemli.
  • Perceiving tipi insanlar ise hayatın akışı içinde duruma göre yapacaklarına karar verirler. Toplantıda şöyle konuşurlar: yapıyorum, çalışıyorum, dinliyorum….. Bu tür insanlar karar vermeyi mümkün olduğunca erteleyebiliyorlar.

MBTI’daki 4 harften 16 farklı kişilik tipi tanımlanabiliyor. Ben kısaca INTJ anne olmayı nasıl deneyimlediğimi aktaracağım.

Mantık zincirinden yoksun ve plansız insanlar INTJ’i yorduğu için 3 küçük bebek annesi olmak da zor oldu. Öncelikle INTJ birey her şeyin mantıklı ve verimli olmasını ister. INTJ’nin hayatında devamlı bir ilerleme, bir plan olmalı. Her şeyin aynı kalması, yerinde sayması, bizim için mümkün değil. INTJ düşünmeyi ve plan yapmayı bırakamaz. Biz sürekli sorun olarak gördüğümüz şeyler için çözümler üretir ve o çözümleri uygulamak için yollar geliştirir ve uygularız. Anne olunca ise mantıksız bir bebekle baş başa kalıyoruz. Elbette bu benim seçimimdi ve çocuklarım olduğu için çok mutluyum. Öte yandan bebek iken onlara bakmam zihinsel olarak çok yorucu oldu. En büyük zorluk şuydu: bebekler uzun süre aynı şeye odaklanamıyor. Mesela onlarla resim çizmek istiyordum, daha 3 dakika geçmeden bakıyorum dikkatleri dağılmış ve verdiğim kağıtları yırtmış atmışlar. INTJ için verimli olmak çok önemli. Bebeklerin sürekli dikkatleri dağıldığı için onlarla verimli vakit geçiremediğimi düşünüyordum ve bu benim şevkimi kırıyordu.

INTJ için her şeyin düzenli ve sistemli olması önemli. Evim (çoğu zaman) düzenlidir. Evim düzenli olduğunda kendimi daha enerjik ve pozitif hissediyorum. 3 küçük çocukla evin düzenli kalması kolay olmadı. INTJ için verimli olmak önemli dedim ya, ben de evdeki işleri nasıl daha verimli yapacağıma odaklandım. Mobilyaları kolay hareket akışını sağlayacak şekilde düzenledim. Marie Kondo yöntemlerini öğrendim (Marie Kondo muhtemelen bir INFJ). Ev işlerini minimuma indirip hayatımdaki stresi azaltmaya odaklandım, çünkü ev işleri beni strese sokuyordu. Bahçeden evin her alanına her şeyi kolay kullanım sağlayacak şekilde düzenledim. Bir tatil dönüşü eve girdiğimde evin ne kadar boş göründüğüne şaşırdığımı hatırlıyorum. Bir INTJ’i bunalıma sokan en önemli şey amaçsız olmak.

Çocuklarla en çok zorlandığım konu derin düşüncelere dalamamak veya bir işe uzun süre odaklanamamak oluyor. Ben tipik bir INTJ’im: bir konuya kafa yormaya başladığımda çevremdeki her şeyi unutuyorum ve sadece o konuyu düşünüyorum. Resim yapıyorsam tamamen o resme odaklanıyorum ve o an beni hiç kimsenin rahatsız etmesini istemiyorum. Kitap okurken, yazı yazarken veya herhangi bir proje üzerinde çalışırken de aynı şekilde saatlerce dalıp çalışabiliyorum. Bunları yapabilmek için yalnız kalmam gerekiyor. Bir çocukla bunu yapabilmek maalesef mümkün değil. Çocuk kısa süreli bir şeye odaklanıyor, sonra ilgi alanı değişiyor ve bu arada onu takip edip ilgilenmeniz gerekiyor. Bu yüzden INTJ olan bireylerin çocuk büyütmesi çok zor ve yorucu olabiliyor.

Neyse ki çocuklar büyüdükçe dikkat süreleri uzadı. Artık satranç veya tavla oynayabiliyoruz. Uzun süreliğine origami yapabiliyoruz. Hala onlarla beraber resim yapma veya kitap okumam söz konusu değil, ancak daha anlamlı konuşmalar yapıp güzel oyunlar oynayabiliyoruz.

INTJ -özellikle kadınlarda- çok nadir rastlanan bir kişilik tipi olduğu için kendinizi olduğunuz gibi kabul edebilmek için başka INTJ insanları bulabilmek çok önemli. INTJ’leri magazin karakterleri arasında bulamayacağınızı anladığınızı var sayıyorum. Öte yandan birçok felsefi akımın kurucusu INTJ. Örneğin ben Ayn Rand’ın kitaplarını okuduğumda ”sonunda tıpkı benim gibi düşünen birini buldum” diye adeta büyülenmiştim. O zamanlar Ayn Rand’ın tipik bir INTJ olduğunu daha bilmiyordum. Meğersem meslektaşlarım Silikon Vadisi mühendisleri arasında da Ayn Rand çok popülermiş(sınıf arkadaşlarımın büyük bir kısmı Silikon Vadisinde çalışıyor). Size tavsiye edebileceğim bir diğer tipik INTJ de Jacob Lund Fisker: http://earlyretirementextreme.com/

Sizin takip ettiğiniz INTJ yazar veya düşünürler kimler?

“İnsanları Anlama ve Sınıflandırma Sanatı” için 4 yorum

  1. Konuyla ilgisi yok ama sizin tavsiyenize ihtiyaç duyduğum bir durum var . Malum şu an corona virüs sebebi ile sıkıntılı bir süreç yaşanıyor gerek dünyada gerek Türkiye’de.Bu kriz döneminde neye yatırım yapılmalı ? Bankada vadeli mevduat hesabında bir miktar ( 300 bin TL civarı ) param var . Ama virüs sebebi ile bu yaşanılanlardan dolayı artık bankaya güvenemiyorum ve TL ‘de kalmak istemiyorum. Fiziki olarak altın almayı düşünüyorum . Altını muhafaza edecek Çelik kasam mevcut . Yani saklanmasında sıkıntı olmayacak ama bu ara altın fiyatları da çok yüksek .Ne yapacağımı şaşırdım . Düşünceleriniz benim için önemli . Siz olsanız ne yapardınız ?

parahanim için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir