Belçika’da Korona Virüsü Önlemleri

Belçika’da hayat son derece normal ilerlerken 12 Mart Perşembe akşamı saat 10 gibi okulların sonraki pazartesiden itibaren tatil edildiği duyuruldu. Perşembe akşamı alışverişe çıkacak olduk ve insanların deli gibi alışveriş yaptığını gördük. Makarna ve tuvalet kağıdı bitmişti. Sebze, meyve, süt ürünleri reyonunda ise bir değişiklik fark etmedim. İnsanlar şu ürünleri alıyordu: tuvalet kağıdı, makarna, bakliyat, su, enerji içeceği, coca-cola ve benzeri şekerli ve gazlı içecekler, cips. Kimse coca-cola’sızlıktan ölmemiştir, yaşadığım ülkede ise çeşme suyu içiliyor. Alkollü içecek rafları bile boşalmıştı.

Ertesi gün, yani cuma çocukları okula göndermedim. Eşim de sabah saat 11 gibi işten döndü. Herkesi evden çalışmaları için geri göndermişler ve iş yerinin kapısına kilit vurulmuş.

Cuma sabahı üye olduğumuz spor kulübünün de en az 3 haftalığına kapandığı bilgisini aldık. Biraz içimiz burkuldu, çünkü haftada 3-4 defa havuzuna, SPA’sına giderdik. Haftada 4 gün çocukların dans, jimnastik gibi dersleri oluyordu. Orada çok zaman geçiriyorduk.

Şimdilik ailece evdeyiz. Süpermarkete gitmek dışında evden çıkmıyoruz. Paskalya tatilini de sayarsak çocuklar 5 hafta evde olacaklar. Lokantalar, cafeler, barlar 14 Marttan beri kapalı. Açık alandaki çocuk oyun alanları da kapandı, çünkü aileler bir araya gelip çocuklar beraber oynuyormuş. Süpermarket, eczane ve hayvan gıdası satan dükkanlar dışında her yer 18 Marttan itibaren kapandı. İnternetten alışveriş mümkün.

Bu arada süpermarketler maalesef çok kalabalık. Bazı insanlar yıllık alışverişlerini yapıyorlar sanki. Sanırım her gün erkenden gidip bütün makarnaları, tuvalet kağıtlarını toptan satın alan insanlar var, çünkü o raflar boş! Birisi piyasadaki bütün tıbbi eldivenleri satın almış. Devlet bunu fark edince de hepsine el koymuş. Tıbbi eldivenlere el koymaya 2 TIR ile gitmişler. Bunu yapan şahıs umarım utanmıştır(Düzeltme: Şahıs maske ithalatı yapan bir girişimciymiş, yani piyasadaki maskeleri toplayıp tekrar piyasaya sürme gibi bir durum söz konusu değilmiş).

Süpermarket tüketiminin biraz artması doğal. Sonuçta insanlar evde zaman geçirecekler. Cafeler, barlar, restoranlar kapalı. Sürekli evde yiyip içecek insanlar sonuçta. Sıkıntıdan veya stresten daha çok yemek yapacaklar. Öte yandan tuvalet kağıdı stoklamak normal değil. Biraz bencilce ve insanların ne kadar korktuğunu gösteriyor.

Süpermarketler çok kalabalık olduğu için bundan sonra alışverişimizi internetten yapmaya karar verdim, ama ne mümkün! Süpermarket zincirlerinin online alışveriş kapasiteleri dolmuş. 5 kişilik bir aileyiz ve her öğünü evde yediğimiz için haftada en az 2 defa alışverişe çıkmam gerekiyor. Bitkisel beslendiğimiz için haftalık 15-20 kilo taze sebze-meyve alıyoruz. Stok yapma şansım yok. Gıda kıtlığı yaşayacağımıza ihtimal vermiyorum, ancak sıra beklemem gerekecek.

Coronavirüs salgını ne kadar sürer bilmiyorum, ancak bence 3 haftadan uzun olur. Bu sürecin ileriye dönük etkileri büyük olur, çünkü toplumsal hayatta bazı şeyler değişecek. Bence teleworking, yani uzaktan çalışma artacaktır. Şirketler her işin uzaktan da yapılabildiğini fark edince neden ofis kirası ödemek istesinler ki? Öte yandan teleworking arttığı için dünyanın her yerindeki kalifiye iş gücüne erişim artacaktır ve bu da iş gücü fiyatlarını düşürebilir. Elbette bu uzun vadede olur, bugünden yarına değil.

Aynı şekilde bazı dükkanların hiç açılmamak üzere kapandığını düşünüyorum. Online alışveriş hacmi zaten çok daha yüksekti. Coronavirüs ile birlikte kalan dükkanlar da süpürülecek bence.

Naomi Klein yıllar önce Shock Doctrine adlı kitapta uyarmıştı: senaryo hep aynı. Felaketler daha önce olacağına imkan vermediğimiz değişikliklerin yapılmasına imkan veriyor. Neler olacağını dikkatle izliyoruz.

Ben ve ailem, çok şanslı insanlarız. Her şeyden önce hasta değiliz. İkinci olarak birbirimizle evde zaman geçirmekten hiç sıkılmıyoruz. Eğlenmek için televizyona veya bilgisayara ihtiyaç duymuyoruz. Evimizin büyük bir bahçesi var. Çocuklar istedikleri zaman dışarıda oynayabiliyor, Yapacak bir şeylerimiz hep var. Eşim gündüzleri çalışıyor. Ben kitap okuyorum, yemek yapıyorum, çocuklarla parka çıkıyorum, bahçede vakit geçiriyorum veya çocukara ders yaptırıyorum. Çocuklar da sıkılmıyor, çünkü evde kitaplar, kalemler, legolar ve kapla blokları var. Bahçeleri var. Ders yapmaları gerekiyor. Bazen beraber kek, kurabiye gibi sevdikleri şeyler pişiriyoruz. Günleri dolu dolu geçiyor. Açık konuşmak gerekirse hiç birimiz bu durumdan şikayetçi değiliz. Çok şanslıyız, çünkü sıcak, suları akan, elektriği olan bir evimiz var ve sağlıklıyız.

Geçtiğimiz yıllarda Belçika’da ekonomide büyük bir iyimserlik hakimdi. 2019 Belçika tarihinde alım gücünün en yüksek olduğu yıl olarak tarihe geçti. Özellikle lüks tüketim çok artmıştı. Yaşadığım mahallede villalar, evler kapanın elinde kalıyordu. Anvers’te lüks konut satışları tavan yapmıştı. Belçikalılar birikim yapma konusunda dünya şampiyonu. Banka mevduat faizleri düştüğü için millet yatırımlık konut almaya yönelmişti. Anvers emlak piyasası altın çağını yaşadı. AirBNB de altın günlerini yaşadı. Her kesimden Hollandalılar Anvers’e haftasonu geçirmeye geliyordu ve 2-3 gün için Anvers ekonomisine yüzlerce euro bırakıp gidiyorlardı. Şimdi aynı insanlar tuvalet kağıdı stoku yapıyor. Tüketim aniden düştü ve ekonomi adeta durdu. Kısaca bütün toplum Para Hanım ailesi gibi yaşamaya başladı: temel ihtiyaçlar dışında hiç birşeye para harcamıyorlar. Virüs gelip geçtikten sonra eskisi gibi olur mu? Bence verilen zaiyata bağlı olarak değişir. Ölümler çok olursa -ki Belçika’da çok yaşlı var- emlak piyasası etkilenebilir ve iyimserlik hemen geri gelmez. Öte yandan 1-2 ay içinde virüs yok olur ve millet dışarı akın ederse kapalı kaldıkları günlerin acısını çok para harcayarak çıkarabilirler.

Corona krizinin etkisi ne olur hep beraber göreceğiz. Burası Belçika olduğu için ani ve köklü değişikler olmaz diye düşünüyorum. Hollandalıların bir şakası var: Üçüncü dünya savaşı çıkarsa Belçika’ya kaçacağız, çünkü orası 10 sene geriden gidiyor.

Corona sonrası için sizin senaryolarınız neler?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir