Corona Karantinasında Çocuklarla Ne Yapılır

Bugün corona karantinasında 2. haftamız. Parka gitmek dışında pek fazla dışarı çıkmiyoruz. Gerekirse postaneye, supermarkete de gittiğim oluyor.

Eşimin günlük rutini corona öncesi ile aynı: Sabah kalkıp duş alıyor. Giyinip bilgisayar başına oturuyor. Eşimin ev kıyafeti, iş kıyafeti, bahçede çalışma kıyafeti, resmi davet kıyafeti, yaz-kış kıyafeti aynı: kot pantalon ve tişört. Bunun için sıra dışı bir durum yok. Sabah 8’den öğlene kadar çalışıyor. Öğlen 12-12:30 arası bizimle öğlen yemeğini yiyiyor. Sonra aksam 5’e kadar çalışıyor. Tek fark ofise gitmiyor, onun yerine üst katta büyük oğlumun odasında çalışıyor. Akşam çalışmayı bırakınca bahçeyi suluyor, bazen de beraber parka çıkıyoruz. Akşam yemeğini yiyiyoruz. Çocuklarla oynuyor sonra akşam 7-8 arası çocuklarla Star Wars izliyor. Akşam 8’de çocuklar yatıyor. Eşim mutfağı topluyor. Birşeyler okuyoruz ve uyuyoruz. Eşimin hayatı corona öncesi de ev-iş-bahçe-çocuklar’dan ibatetti. Adamın hayatında -işe gitmek için günde 12km bisiklete binmek dışında- hiç birşey değişmedi.

Çocuklarla benim için ise artık her gün pazar. Sabah 7-8 arası çocuklarla eşim uyanıyor. Kimin daha önce uyandığını bilmiyorum. Benim tam uyanmam 8-8:30’u buluyor. Bu arada eşimle çocuklar kahvaltılarını bitirmiş oluyor. Ben aşağıya mutfağa inince kendime çay ya da kahve yapıyorum. Sonra kalemleri, boyaları çıkarıp biraz resim çiziyorum. Oğullarım origami yapıyor veya kitap okuyorlar. Kızım çoğu zaman benimle beraber resim çiziyor. Saat 11:00 gibi öğle yemeğini hazırlamaya başlıyorum. Menü her gün aynı: pilav, nohut veya kuru fasulye, salata. Saat 12’de eşim aşağıya iniyor ve hep beraber öğle yemeğini yiyiyoruz. Öğleden sonra 1-2 saat kadar çocukları parka götürüyorum. Bazen bisikletle gidiyoruz.

Den Brandt Parkı: Çocuklar kurbağa peşinde

Parktan dönünce yorgun oluyorlar, onun için daha sakin bir şeyler yapıyoruz. Ya kitap okuyoruz ya da resim veya boyama yapıyoruz. Bazen bahçede oynuyorlar. Bazı günler kek veya kurabiye yapıyorum. Çocuklar yardım ediyor. Kek yapmazsam saat 3:00-3:30 gibi meyve yiyiyorlar. Her gün onlara kitap okyorum. Bazen aralarında çeşitli oyunlar oynuyorlar. Saat 5’te akşam yemeğini hazırlamaya başlıyorum. Makarna yapıyorum veya ekmek üstü bir şeyler yiyiyoruz.

Aslında ben çocuklarla oynamayı pek sevmiyorum, çünkü sıkılıyorum. Çocuklarla oynamak eşimin yaptığı bir şey, ama karantinada onlarla oynamaya başladım. Çocukların ders yaptığını pek söyleyemem. Kendim hiçbir zaman ders çalışmayı sevmedim, onun için onları da zorlamıyorum. Bütün gün evde oynuyorlar. Monopoly, memory, scrabble oynuyorlar. Kapla ve legolarla çok vakit geçiriyorlar. Bu aralar origamiye sardılar. Star Wars origami diye bir kitap almıştım, ona bakıp bakıp Star Wars karakterlerini yapıyorlar.

Zortman çizimlerimiz

Eşim, ben, oğullarım karantina durumundan memnunuz. Gereksiz gürültü, koşturmaca, çok fazla insan kontağı varmış demek ki hayatımızda. Öte yandan kızım biraz zorlanıyor, çünkü ailede bazı dengeler değişmeye başladı. Eskiden kızımla küçük oğlum ayrılmaz ikiliydi. Karantinada ise iki oğlum birbiri ile çok iyi vakit geçirmeye başladılar. Kızımı bilmeyerek dışladılar. Oğullarımın ikisi de okumayı seviyor ve ikisi de Star Wars hayranı. Kızım ise kızsal şeyleri seviyor. Onların oyunlarına pek katılmıyor. Eğer katılırsa kavga çıkıyor, çünkü oğullarım ne pahasına olursa olsun kazanmak için oynuyorlar. Kızım ise daha çok uyumlu oynamaya önem veriyor. Onlara kızıp ağlamaya başlıyor, ancak oğullarım neden ağladığını anlayamıyorlar. O ağladığında kızıma örgü örmeyi veya beraber kek yapmamızı teklif ediyorum. Hemen mutlu oluyor.

3 senede 3 çocuk doğurmak zor olmuştu, ancak şimdi faydasını görüyorum. Çocuklarım hep beraber arkadaş gibi büyüyorlar ve yalnız değiller. Tam iki haftadır hep beraber oynuyorlar ve daha sıkılma belirtisi göstermediler. Eğer küçük apartman dairemizde kalsaydık durum farklı olurdu. Apartman dairesine boş zamanlarımızı dışarıda geçirmek niyeti ile taşınmıştık. Antwerp Zoo aboneliğimiz ve Comic Station aboneliğimiz vardı. Komşularımızla sık sık görüşür, konuşurduk. Müstakil ev hayatı elbette daha farklı. Burada da komşularımızla ilişkilerimiz gayet iyi, ancak apartmandaki gibi sık sık görüşme, konşma olmuyor. Daha izole bir hayat var. Corona virüsü dolayısıyla dışarı çıkma kısıtlaması apartmanda kalsaydık bizi olumsuz etkilerdi. Geniş bahçeli müstakil evde yaşamak karantina dönemini gayet rahat geçirmemize sebep oluyor. Sanırım kişiliğimiz de karantinaya müsait: insanlarla çok içli dışlı olmayı sevmiyoruz.

Sevgiler,

“Corona Karantinasında Çocuklarla Ne Yapılır” için 2 yorum

  1. Yazdıklarınızı okurken sanki ben yazmışım gibi hissediyorum . Ortak yönlerimiz oldukça fazla sizinle . Karantina süreci , beni ve küçük çekirdek ailemi olumsuz etkilemedi hatta tam tersi halimizden çok hoşnutuz . 20’li yaşlarımdayken ve henüz evli değilken çok sosyal ve aktif biriydim . Pek çok arkadaşım vardı . Haftasonları ve hafta içi iş çıkışlarında genelde sosyal aktivite ve etkinliklere katılıyor , dışarıda yemek yiyor , sık sık sinemaya gidiyorduk . Bunun yanı sıra gönüllülük esasına dayalı sosyal projelerde de yer aldığım oldu . Yani devamlı hareket halindeydim . Zamanla arkadaş dediğim insanların gerçek yüzlerini gördüm . Maalesef bizim milletimizde bencillik , çıkar menfaat ilişkisi ve üç kağıt çok fazla . İki yüzlü insan sayımız haddinden fazla . Arkadaş deyip güvendiğim insanlardan bazısı borç alıp ödemedi , kimisi sinemaya restorana gittiğimizde hesabı hep benim ödememi bekledi. Tamam maddi durumum iyi olabilir ama bu paramı çevremdeki arkadaş müsvettelerine yedireceğim anlamına gelmiyor. Ben parayı onlar için kazanmıyorum sonuçta . Kimisi de benim için hiçbir şey yapmazken , benden kendisi için çok şey yapmamı bekledi ve istedi . Bazısı erkek arkadaşını benden kıskandı (maalesef böyle psikopat tipler de vardı çevremde )İlk başlarda bu durumları çok fazla önemsemezken yaşım ilerledikçe ve paranın önemini anladıkça arkadaş sandığım insanlara yol verdim. Şu an kuzenlerimle arkadaş gibi takılıyoruz . Eşimin akrabaları ve benim akrabalarımla ilişkilerimiz sağlam . Yani biz bize yetiyoruz. Dışarıdan kimsenin arkadaşlığına ihtiyacımız yok çok şükür . Böyle daha mutluyuz . İnsanlardan yediğimiz darbelerden ders almayı bildik . Bu sebeple karantina altında olmak bize dokunmadı . Başkaları gibi evimizde sıkılmadık bunalmadık ve patlamadık 🙂 keyfimiz yerinde . Müzik dinliyoruz, daha önce yapmadığımız değişik yemek tarifleri deniyoruz , bulmaca çözüyoruz , kitap okuyoruz ,temizlik yapıyoruz , belgesel izliyoruz , bebeğimizle vakit geçiriyoruz . Mutlu olmak için evimiz bize yetiyor , başka kimseye ihtiyacımız yok. Az insan çok huzur . Dürüst ve güvenilir insanlarla karşılaşmamız dileği ile hoşçakalın ve yazmaya devam edin

    1. Yazdıklarınızı okurken o kadar mutlu oldum ki tarif edebilmem mümkün değil. Keşke sizin gibi kendi ile barışık insanlar daha çok olsa. Lütfen iletişimde kalalım. Sevgiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir