Çocuklarıma Para Konusunda Ne Öğretiyorum

Merhaba Para Hanım,
Çocuklarınıza tasarruf yapmak ve para yönetimi ile ilgili nasıl eğitiyorsunuz?Ben birçok ailede (benimki dahil) bunun eksik olduğunu düşünüyorum ve çocuğumun farklı olmasını istiyorum.
Teşekkürler

Para eğitimi çocuk eğitiminde belki de en önemli konu. Buna rağmen para konusunda çocuklarımıza biz herhangi bir şey öğretmiyoruz, daha doğrusu öğretemiyoruz. Neden diyeceksiniz. Para harcama ve kazanma aslında insanın kendine, çevresine nasıl baktığının yansıması. Para öz denetim kabiliyetinin de doğrudan göstergesi. Bu yüzden de para konusunda -özellikle küçük yaşlarda- doğrudan bir eğitim verebildiğimizi sanmıyorum.

Çocuklarımız Belçika’da yetiştiği için şanslılar. Okullarda kantin yok. Okullar çocuklardan para toplamıyor veya sınıflarda öğretmenler herhangi bir şey satmaya çalışmıyor. Çocukları hedef alan pazarlama faaliyetleri yok. Örneğin Türk televizyonlarında sık sık çocukları hedef alan sucuk, salam, çikolata, dondurma reklamları olur. Belki de bizde televizyon olmadığı için bu tür reklamlara maruz kalmıyorlar. Okullarda kağıt,kalem, kitap, boyama kalemi, silgi, kalem kutusu gibi malzemelerinin hepsini okullar kendileri karşılıyor. Hatta şu anda Corona karantinasında oldukları için uzaktan eğitime katılabilsiner diye okul çocuklarımıza birer iPad verdi. Evinde İnternet bağlantısı olmayan çocuklar için okullar ailelere ücretsiz İnternet bağlantısı da sağladı. Biz çocuklara sadece okul çantası aldık, onu da bir kere alıyoruz ve 4 veya 5 sene kullanıyorlar.

Çocukların okul içi veya dışında para ile ilgileri olmuyor. Bununla birlikte çocuklar ekonomik statümüzün farkındalar. Onlara ”biz zengin miyiz yoksa fakir mi?” diye sordum. Üçü de farklı bir şey söyledi. Büyük oğlum orta direk olduğumuzu, çünkü zengin olmak için milyar euromuzun olması gerektiğini söyledi. Kızım biraz fakir olduğumuzu, çünkü biz aramızda konuşurken öyle bir söz duyduğunu söyledi. Küçük oğlum zengin olduğumuzu çünkü büyük oğlumun kumbarasında 12.97euro olduğunu söyledi. Ortak fikir şuydu ”Zengin olsaydık sokağın öbür tarafındaki villaların birinde yaşıyor olurduk ve kendi yüzme havuzumuz olurdu”.

Okulda, spor kulübünde veya akademide(müzik, resim, tiyatro gibi sanat derslerini takip ettikleri ayrı bir okul) çocuklar arasında ekonimik seviye açısından bir fark veya yarış görmüyorum. Öte yandan sosyal statü farkı okullarda oldukça belirgin. Bu fark genellikle eğitimsiz ailenin çocuğa yanlış terbiye vermesinden kaynaklı bir fark. Fakir aile de zengin aile gibi çocuğunu iyi yetiştirmek istiyor, ama maddi imkanları yok gibi bir durum söz konusu değil. Fakir aileler genellikle çocuğuna zaman açısından yatırım yapmıyor. Örneğin eşim her cuma kızımı keman ve müzik derslerine getirip götürdü. Bu elbette kolay olmadı, ama biz keman çalmasını önemli bulduğumuz için bu zaman yatırımını yaptık. Öte yandan okula pahalı, cafcaflı giysilerle giden çocuklar genellikle zengin ailelerin çocukları değil. Tam tersi, doktor, eczacı, mühendis gibi meslek sahiplerinin sık sık çocuklarına ikinci el giysi aldığını görüyoruz. Belçika’da orta sınıf bir aile çocuklarına her türlü imkanı sunabiliyor. Spor ve sanat faaliyetleri oldukça ciddiye alınıyor. Örneğin eşim 20 sene köyünün kulübünde voleybol oynadı. Köy kulübü dediğime bakmayın, çünkü o kulüpten çok sayıda profesyonel voleybolcu yetişti. Bunun için de çocuklarımız Belçika Antwerp’te yetiştikleri için çok şanslılar. Burada çocuklar kendilerini gerçekleştirme imkanına sahipler.

Para konusunda çocuklarımızı doğru yetiştirmek için ne yaptığımıza gelince aşağıdakileri sayabilirim:

  • asla reklam izletmiyoruz. reklamların zararlarından bahsediyoruz. ”ben reklamlara sadece bakıyorum. Reklam izledim diye etkilenmem” diye düşünmenin yanlış olduğunu çocuklarımıza sabırla anlatıyoruz. Bu yüzden de eve gelen market reklamlarını bile çocuklar görmeden hemen çöpe atıyorum. Çocukların herhangi bir şeyde gözleri kalsın istemiyorum.
  • Çocuklarımıza gösterişin yanlış olduğunu öğretiyoruz. Sokakta yürürken bir şey yemek doğru değil diye anlatıyoruz. Yediğimiz şeyde birinin gözü kalabilir. Elimize birer dondurma alıp sokakta gezmiyoruz. Belki bir çocuk görecek ve mutlaka canı isteyecek. O yüzden doğru değil.
  • Eve şişelenmiş su, pilli oyuncak, kullan-at ürünler almıyoruz, çevre kirliliğine sebep olmadan yaşamaya çalışıyoruz. Uzun yıllardır şampuan kullanmıyoruz, çünkü plastik şampuan kutuları çevre kirliliğine sebep oluyor. Sıvı sabun değil, kalıp sabun kullanıyoruz(plastik atığımız olmasın diye). Çocuklarımıza çevrelerine saygılı olmalarını öğretiyoruz. Başka insanlara sokakta yol vermelerini, başkalarının haklarına saygı duymalarını -kendimiz de aynısını yaparak- gösteriyoruz.
  • Sahip oldukları oyuncaklara ve diğer eşyalara saygılı olmaları gerektiğini öğretiyoruz. Eşyaları kırmaları ve kötü kullanmaları yasak.
  • Herhangi bir giysi küçülmeden veya yırtılmadan yenisini almıyoruz. dolaplar dolusu kıyafet ve ayakkabılarımız yok. Her büyük eşyadan 1 adet var: 1 mont, 1 çift spor ayakkabı, 1 çift lastik çizme, 1 çift ayakkabı…. çorapların altı iyice paralanana kadar kullanıyoruz.
  • Süs eşyası almıyoruz. işlevi olmayan eşyamız yok.
  • Her şeyin ucuzunu alıyoruz. Marketlerde uygun fiyatlı ürünler asla göz seviyesinde olmuyor. Ucuz muadiller ya en alt rafta ya en üst rafta oluyor. Pahalı markalardan alışveriş yapmıyoruz. Bunu çocuklarımıza da söylüyoruz.
  • Market dışında herhangi bir yerden alışveriş yapmıyoruz. Çorap, çamaşır gibi şeyleri hep süpermarketlerden alıyoruz. Genellikle ucuz oluyor.
  • markete 10 günde 1 gidiyoruz. Yani ayda 3 defa. Genellikle çocuklar olmadan alışverişe gidiyoruz, çünkü çocukların alışverişi bir aile aktivitesi gibi görmelerini istemiyoruz.
  • Temizlik malzemesine pek para vermiyoruz. Genellikle senede 1 defa temizlik malzemesi alıyorum ve uzun süre bize yetiyor.
  • ailece parkta veya spor kulübünde vakit geçiriyoruz. Orada da para ile pek işimiz olmuyor. Müzelere bedava olan günlerde gidiyoruz. Sosyal hayatımız para harcamakla ilişkili değil.
  • Sık sık kütüphaneye gidiyoruz. böylece kitaba pek para vermiyoruz.
  • Oruç tutuyoruz. Diyeceksiniz ki oruçla para ne alaka. Oruç istek ve ihtiyaçları ertelemek demek. Susuzluğumuzu ve açlığımızı gidermeyerek öz disiplinimizi geliştiriyoruz. Öz disiplini olan bir insan başka şeyler yapabildiği gibi para da biriktirebiliyor. Öz disiplini olan bir insan ani isteklerini bastırıp uzun vadeli bir hedefe odaklanabiliyor. Oruç tutabilen bir insan açlığını, susuzluğunu, kızgınlığını kontrol altına almayı öğreniyor. Şunu da belirteyim, biz orucumuzu ihtişamlı sofralar kurup açmıyoruz. Her zaman ne yiyiyorsak ramazanda da aynısını yiyiyoruz. Oruç tuttuğumuzu dünya aleme duyurmuyoruz. Kendi ailemizde, herhangi bir aşırılığa kaçmadan oruç tutuyoruz.

Umuyorum ki çocuklarımıza para konusunda iyi örnek oluyoruz. Çevrelerine saygılı, kendilerini gerçekleştirmiş ve mutlu bireyler olmalarını umuyoruz.

Siz çocuklarınıza nasıl para eğitimi veriyorsunuz?

“Çocuklarıma Para Konusunda Ne Öğretiyorum” için 11 yorum

  1. Tekrar merhaba ,
    Benim oğlum Üniversite ikide olduğu İçin tabi para ile ilişkisi daha farklı.
    Şöyle ki ,
    *okulunda tam burslu sadece yurt ücretini ödüyorum ( iki kişilik oda İçin , tek kişi istiyorsa farkı o karşılamalı )
    *Haftalık harçlığı var . Bunu istediği gibi değerlendirebilir ,yemek ve ulaşımını karşılaması İçin veriyorum ama gidip lüks bir harcama yapma özgürlüğü de var tabi sonra ki öğünlerini aç geçirmek veya yürüyerek okula gitmeyi göze alıyorsa ,özetle 15-16 yaşından sonra serbestlik ve sorumluluk verilmesinden yanayım.
    * Extra kitap , ani eğitim masraflarını ek karttan karşılayabilir . Elbette dökününüz takip ediyorum.
    * Bir de onun adına emeklilik için Sigorta ödemesi yapıyorum . Mezun olunca devam ettirmesi ona kalmış .
    * O da minimalizmi benimsemiş durumda siyah iç çamaşır ve çorapları var ,tişörtleri düz ve gri,siyah,mavi renk .
    * Yazları çalışmaya başladı,kazancını kendi değerlendiriyor.
    *Okul bittikten sonra hayat tüm özgürlük ve sorumluluğuyla onun ,yalnız iki odalı evimde sonsuza kadar bir odası olacak ve işler ters gittiğinde kalabilecek yeri her daim bulunacak . Ayriyeten biliyorum bu kısım minimalizme pek uymuyor ama ölünceye kadar ona günlük bir öğün yemek ve ulaşımını karşılayacak para vereceğim ( çok ufak miktar ) Bunun aslında tüm insanlar İçin olmasını istiyorum yeni yeni konuşulmaya başlandı vatandaşlık maaşı mı denir insan gururu maaşımı her insanın daha onurlu yaşaması İçin böyle bir miktarın olması gerektiğini düşünüyorum.
    *18 yaşından itibaren de ,sistematik olmasa da gönüllü çalışmalara teşviğimle katıldı. Böylece dünyadaki konumunu da ,yeryüzündeki kaynakları da daha iyi gözlemleyebiliyor. Ama en önemlisi bu yaz tüm gün çalışınca paranın nasıl kazanıldığını çok iyi anladı 🙂
    Yarın ne getirir bilmiyoruz ama sadelikle yetinen ,sakin ve sebatlı çocuklar yetiştirebilirsek dünya daha güzel biryer olur diye düşünüyorum.
    Sevgilerimle

  2. Diyebilirim ki siz topluma birey yetiştiriyorsunuz, tüketici değil. Küresel dünyada insan birey değil tüketici, medya da çocuklara anne babalarını manipüle edip para harcatmasını öğretiyor. Zor bir iş başarıyorsunuz çocuklarınızı bunlardan uzakta yetiştirerek.

    1. Biz anne babalar çocuklarımız doyumsuz tüketici olmasınlar diye uğraşıyoruz,ancak başarılı olup olamadığımızı zaman gösterecek. Arkadaş çevresi en az aile kadar önemli. Ne yazık ki çevreyi kontrol etme gücümüz yok. Umarım doğru düzgün insanlarla karşılaşırlar.
      Türkiye’de maalesef televizyon ve reklamlar çok etkili ve okullar biraz ticarethane gibi. En azından çevremden aldığım duyumlar böyle. Okulda çocuklar bile aralarında kimin ailesi zengin kimin fakir biliyorlar. Ekonomik statü ayrışması çok derin. Parasız sosyal hayat yok gibi. Bu yüzden de Türkiye’de çocuk yetiştirmek çok zor diye düşünüyorum. Bizim şansımız Belçika’da olmamız.

  3. Merhaba Para Hanim sayfanizi 2 yildir ilgiyle takip ediyorum ve sizinle birlikte paraya bakis acim degisti. Eski yazilarinizdan birinde ev islerinin yaninda paranizi da yonettiginizi ifade etmistiniz. Birikim yaparken paranizin degerini arttiracak ne gibi seyler yapiyorsunuz acaba? Bu konuda takip ettiginiz yayinlar var midir? Tesekkur ederim

  4. Cevabınız ve yazınız için çok teşekkürler. Çocuklarınızın çok fazla oyuncağı da olmamıştır değil mi?

  5. Bana para eğitimini babam ve annem verdi . Bunu farkında olarak yapmadılar . Okula yeni başlamıştım hiç unutmuyorum kahvaltı sofrasında peyniri çatalla yemek isterken küçük bir parçasını yere düşürdüm . Babam peynir ziyan oldu dedi , ben de küçük bir parçaydı sadece dedim . Olsun o küçük parça … kuruş dedi . Sonra biraz daha büyük bir peynir parçası kopartıp peki bu ne kadar diye sordum . Babam tahmini bir rakam söyledi ve bu artık babamla aramızda arada sırada oynadığımız bir oyun haline geldi . Bazen bir zeytinin bazen bir domatesin fiyatını babama sorar oldum . Nedense aldığım cevaplar hoşuma gidiyordu. Bu böyle sürüp giderken herşeyin maddi bir değeri olduğunu küçük yaşta öğrenmiş oldum . Babam çok nadir harçlık verirdi . Teneffüste yani ders aralarında kantine koşturan arkadaşlarıma özendiğim çok olmuştur . Benim param nadiren olurdu , olduğunda da bitecek diye korkar gıdım gıdım harcardım . İnsana para eğitimini biraz da “yokluk “ veriyor diye düşünüyorum . Çocuklara her istediğini alıp şımartmak doğru değil . Ben hiç şımartılmadım . Annem kendine çeşit çeşit kıyafet alırdı lüks mağazalardan . Bana ise haftada bir gün kurulan semt pazarından kıyafet alırdı ayda yılda bir . Yani çok kıyafetim olmadı . Pazardan alınan kıyafet de ucuz ve sıradan olurdu . Küçükken kaliteli ve pahalı kıyafet giymediğim için büyüyünce marka delisi moda çılgını olmadım . İhtiyaçlarım asgari düzeyde karşılandığı için ve para nadiren elime geçtiği için taa o zamanlar paranın önemini anladım. Paran varsa iyi giyinebilirdin , güzel şeyler yeyip içebilirdin , istediğini satın alabilirdin ve kimseden birşeyler ummak zorunda kalmaz kendi ihtiyaçlarını karşılayabilirdin. Bunun bilincine erken yaşta varabildim .

  6. İyi günler Parahanım. Veda yazısını okuyucunca inanılmaz üzülmüştüm.Sonrasında yazılarınızı tekrar tekrar okumuştum ama iki aydır girmiyordum.Herhalde bir ara yazılar gitti gibi bir durum oldu, aklımda öyle kalmış, o yüzden girmiyordum.Ama bugün bir sürü okuyabileceğim yazıyla karşılaşınca işe bir saat ara verdim ve mutluluktan uçarak hepsini okudum.Bana büyük bir ilham kaynağı oldunuz, size nedenini de anlatmak istiyorum.Üç sene kadar önce üniversite ikinci sınıfta hala akşam uyurken kendime küfür etmeme neden olan bir cahillikle, onbeş bin lira kadar dolandırıldım.Nasıl dolandırıldığım uzun hikaye.Ama bir anda eğitimime bile devam edemeyeceğim kadar büyük bir borçla buldum kendimi.Banka arıyor, icraya vermekle tehdit ediyor, eve kağıt gitse aileme nasıl açıklayacağım belli değil.Elime geçen bütün burs borca gidiyor, öyle ki kiramı ve sigara paramı bile karşılayamıyordum.Oturdum ve düşündüm. Hiç bir hukuki hakkım yok, e aileme de söyleme şansım yok.Hem kızarlar ham aşırı üzülürler. Napsam derken eğitimime bir yıl ara verdim. Sigarayı bıraktım.Kendime bir yıl boyunca giysi almadım.İş yerinde yiyerek doymaya çalıştım ve bir yılda on bin kadarını kapatıp okula dönebilecek seviyeye geldim.Sonra hayat biçimim de bu yönde evrildi.Daha neler yapabilirim derken sizin yazılarınızla karşılaştım ve hayatıma daha da iyi çeki düzen verme şansım oldu.İnşallah bu sene okuldan mezun olabileceğim ve gelecekte sizin gibi bir insan olmak için elimden geleni yapacağım.Bana sürekli ilham kaynağı oluyorsunuz.Teşekkür ederim.

  7. Merhaba Para Hanım çok özledik yeni yazılarınızı görmeyi, iyisinizdir umarım görüşmek dileğiyle ☺️

  8. Merhabalar, birkaç sene evvel sizi takip ederdim ve blogunuzu kapatma kararı aldıgınızı okudugumdan beri bakmamıştım. İçimden geldi google’dan arattım ve çok mutlu oldum devam ettiğinizi görünce. Üstelik şu ara kafa yordugum bir konu üzerine yazmışsınız. Henüz çocugum yok ama şimdiden bir çocugu nasıl yetiştirmem getektiği üzerine kafa yoruyorum ve çocuga küçük yaşlardan itibaren ekonomik okur yazarlığı öğretmek istiyorum. İnanılmaz cahil bencil ve şımarık çocuklar ve gençler gördükçe üzülüyorum. Yazınız ilham verici benim için. Sevgiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir