Çocuğa Telefonla Yemek Yedirmek

Bugün sevdiğim bir arkadaşım üç küçük çocuğu ile misafirliğe geldi. Kendisi çok çalışkan, sebatkar ve akıllı bir insan. Sonsuz saygı duyduğum bir insan olduğunu belirtmeliyim. Çocuklarının en küçüğü 2 yaşında ve yemeğe oturur oturmaz çocuğun önüne youtube’dan çizgi filim açtılar. Çok şaşırdım, çünkü daha titiz bir anne olmasını beklerdim. Masada 9 ile 2 yaş arası tam 6 çocuk vardı ve 4 yetişkindik. Geri kalan 5 çocuk gıkları çıkmadan gayet terbiyeli ve uslu bir şekilde yemeklerini yediler. Böyle güzel bir sofrada neşeli sohbet olmasını da isterdim, ama maalesef olamadı, çünkü 2 yaşındaki çocuk çizgi filim izlemezse yemek yemiyormuş! Zaten çocuk 2 yaşında olmasına rağmen kendi elleri ile yemek yiyemiyordu. Annesinin kucağında ve annesinin ellerinden yiyordu. Arkadaşıma çocuğa telefon eşliğinde yemek yedirmenin yanlış olduğunu söyledim. Başka türlü yemek yediremediği için çocuğa telefon vermeye mecbur kaldığını anlattı bana. 5 ve 4 yaşındaki diğer iki kızının da aynı şekilde yemek yemeye alıştıklarını anlattı. Bu yaptığına anlam veremedim. Masada 10 kişi varken bebeğinin önüne telefon koyup ortamı berbat etmesi çok ayıp. Bir an “Benim evimde yemek masasında telefon yasak” diyesim geldi, ama ayıp olmasın diye sesimi çıkarmadım. Elbette onun yaptığı da ayıp ve ne yazık ki farkında değil. Ona göre çocuğa yemek yedirmek için her türlü davranış mübah. Ev sahibine ayıp oluyormus, diğer çocuklarına haksızlıkmış pek düşünmediği belli. Çok yazık!
Öncelikle 2 yaşındaki bir çocuk kendi kararlarını veremez. Biz yetişkinler çocuğa neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğretmeliyiz. Çocuk bağırıyor, yemiyor veya uyumuyor diye çocuğun isteklerine boyun eğmek çok yanlış. Amaç sadece çocuğa o an yemek yedirmek değil, ona ömür boyu doğru beslenme alışkanlıkları ve görgü kuralları kazandırmaktır. Tanıdığım en akıllı insanlardan biri olan bu arkadaşımın çocuk yetiştirme şekline gerçekten anlam veremedim. Gerçi 5 ve 4 yaşındaki diğer iki kızı son derece görgülü çocuklar ve disiplinli yetiştikleri belli. Ben sadece telefon olayına takıldım. Çok şükür benim çocuklarım bağırıp çağırarak veya ağlayarak bize isteklerini kabul ettiremezler ve bir defa daha çocuklarımızı çok iyi yetiştirdiğimizi görmüş oldum. Çocuklarıma “hayır” dediğim onların da bu cevap karşısında ağladığı veya bağırdığı bir sahne hiç hatırlamıyorum mesela. Ne şimdi ne de bebekliklerinde. Sebebi ise basit: ağlayarak bize bir şey yaptıramayacaklarını iyi biliyorlar. Evde patron çocuklar değil ve bize saygı duymayı öğrenmeliler. Aynı şekilde evde herkes tabağını, oyuncaklarını, odasını toplamak zorunda. Ben kimsenin hizmetçisi değilim. Çocuklarım çok şükür ki hem evde hem toplum içinde nasıl davranacaklarını bilirler. Çevreyi rahatsız edici hareketler asla yapmazlar. Önlerine her koyduğumuz yemeği de yerler. Neden? Onlara hayal kırıklığının ne olduğunu da öğrettik. Hayal kırıklığı ile nasıl baş edebileceklerini biliyorlar. Ağlayan, canı sıkılan çocuğa sussun veya eğlensin diye eline telefon veya tablet tutuşturmadık. Sevmiyorlar diye sebze yemeği yapmayı bırakmadım. Can sıkıntısı ve hayal kırıklığı ile nasıl baş edebileceklerini kendi kendilerine, yani tabletsiz ve telefonsuz öğrenmek zorunda kaldılar. Hayatta mutluluk diye bir şey varsa mutsuzluk da var. Mutsuzluğu, hayal kırıklığını bilmeyen çocuk sevinci nasıl anlasın? Bu iki duygu birbirini tamamlıyor. Hep gülen, hiç ağlamayan bir çocuk olabilir mi? Hayatın doğal akışında sevinç varsa hayal kırıklığı da var sonuçta. Hayal kırıklığı ve can sıkıntısı ile baş etmenin yolu tablet, telefon, çizgi filim, bilgisayar oyunu olmamalı.

“Çocuğa Telefonla Yemek Yedirmek” için bir yorum

  1. Merhaba para hanım. Yazılarınızı zevkle okuyorum. Bu yazınızda da doğru noktalara değinmişsiniz. Çocuk yetiştirmeyle ilgili yazılarınız özellikle dikkatimi çekiyor. Çünkü o kadar çok bilgiye maruz kalıyoruz ki. Çocuk eğitiminde doğru ve yanlış birbirine girmiş durumda. Özellikle millet olarak çocuk üzerinde herkes söz hakkına sahip. Sizden ricam siz nasıl bir yol izliyorsunuz bu konuda bizimle paylaşır mısınız? Ve bu konuda güvendiğiniz kaynaklar nelerdir?. Teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir