Çocuğun Eğitimi İçin Ülke Değiştirmek

Bu yazımı okuyucu sorusu yanıtı olacak, çünkü oldukça güzel bir soru.

Sevgili Para Hanım,
Tüm yazılarınızı okumuş biri olarak ilk defa bir yazınız bende şaşkınlık uyandırdı. Sizin Belçika’yı çok ama çok sevdiğinizi sanıyordum. Bu yazınızda seviyorum ama bir de bu tarafı var ve beni üzüyor mu demek istediniz? Sizin görüşlerinizi önemsiyorum.
Açıkçası bizim de şu anda Avrupa’ya taşınma imkanımız var. Ancak çok sevdiğim ailemden, çat kapı evine gidip çayını içebildiğim kardeşimden, koşulsuz çocuklarımıza bakan anne ve babamızdan ayrı düşmek beni gitmekten alıkoyuyor. Ne kadar vermek istesek de devlet okullarında eğitim kalitesi düştü. En çok da binlerce lirayı özel okula vermemek için Avrupa’ya gitsek mi diyoruz. Lakin sırf bunun için gidilir mi? kafalar karışık. sevgiler

Öncelikle Belçika hakkındaki hislerimle başlayayım. Belçika’yı sevmemem mümkün değil, çünkü hayatımda en uzun süre yaşadığım ülke. Buraya yalnız gelip yerleştim, sonra evlendim, çocuklarım doğdu. Burada güzel günlerim oldu onun için elbette seviyorum. Nereye gidersem gideyim Belçika’yı özlerim. Öte yandan burası da her yer gibi iyi yanları ve kötü yanları olan bir ülke. Örneğin Avrupa genelinde olduğu gibi Belçika’da ırkçılık oldukça büyük bir sorun. Bunun dışında insan ilişkileri zayıf ve insanlar yalnız. Türkiye için konuşacak olursam, Türkiye’de çocukluğumun ve gençliğimin bir kısmı geçti. Güzel bir eğitim aldım ve belki de başka hiçbir yerde kuramayacağım kadar iyi arkadaşlıklar kurdum. Öte yandan Türkiye’nin paternalistik kültürü çok rahatsız edici. Aynı şekilde Bulgaristan da öyle: ata topraklarımız, doğası mükemmel korunmuş, temiz ve ucuz bir ülke, ancak işsizlik ve nüfus azlığı sorunu var.

Eminim ki dünyada yaşaması mükemmel bir ülke aslında yok. Her yerin kendine özgü artıları ve eksileri var ve kendi mutluluğumuz için çabalamak zorundayız. Bazı yerde iklim hoş değil, bazı yerlerde ekonomik şartlar. Bazı yerde kültür dışa kapalı, bazı yerlerde yolsuzluk ve rüşvet sorunu var. Peki bu durumda başka ülkeye göç etmeye değer mi? Bu sorunun cevabı aslında çok kişisel. Öncelikle insanın maddi durumuna çok bağlı. İş ve çalışma koşulları, çocuklar varsa eğitim sistemi, insanın hayatta hangi aşamada olduğu çok önemli. Bir bekâr, bir küçük çocuk sahibi bir aile, yalnız bir anne veya bir emekli ellerinden gelse yaşamak için aynı ülkeleri seçmeyecektir. Örneğin dünyanın her ülkesinden mülteciler kapağı Belçika’ya atmaya çalışıyor. Bunun en büyük sebebi Batı Avrupa ülkelerinin elverişli mülteci kabul koşulları. Öte yandan yüzlerce iş insanı Belçika’daki iş yerlerini satıp veya kapatıp başka ülkelere göç ediyor.

Eğitim kalitesi için düşünecek olursak maalesef “Şu ülkeye gidersem çocuğum iyi eğitim alır” gibi bir yaklaşım gerçekçi değil. Belçika’dan örnek vereyim, merkezi bir eğitim sistemi olmadığı için okuldan okula eğitim kalitesi açısından dağlar kadar fark var. Türk çocukları genel olarak okulda eziliyor ve öz güvensiz büyüyorlar. Bunların sebebi eğitim sisteminin yabancı çocukları dışlaması mı yoksa ailelerin (genellikle düşük) sosyo-ekonomik düzeyi mi bilemiyorum. Emin olduğum bir konu var o da yerli halkın çocukları okulda herhangi bir yabancıdan daha başarılı. 3. kuşak Türkler bile burada kendini evinde ve kabul görmüş hissetmiyor. Bu durumda belki de (bazı) Türk çocukları Türkiye’de okusaydı daha iyi eğitim alırlardı ve ailelerinin mensup olduğu düşük sosyo-ekonomik sınıfı atlama şansları olurdu diye düşünüyorum. Sonuçta çocuklar kendi anadillerinde eğitim alınca çok daha başarılı oluyor.

Ülkeler arası eğitim sistemleri kıyaslanırken PISA testleri referans alınıyor. PISA testlerine bakarak Singapur ve Hong Kong’ta eğitim kalitesinin çok yüksek olduğu söyleniyor. Ben buna inanmıyorum. Singapur’da sadece 3 hafta geçirdim ve biraz gözlemleme imkanım oldu. Öncelikle Asya kültürü bizden ve Avrupa’dan çok farklı ve biraz daha ilkel. Orada maalesef hâlâ kölelik var. Örneğin Singapur’da her çocuğun bir dadısı var. Bu dadılar sitelerin havuzlarını ve spor salonlarını kullanamıyor. Eğer kullanmaya kalkarlarsa site yönetimi müdahale ediyor. Dadılar kendi küçük çocuklarını ülkelerinde bırakıp başkasının çocuğuna hizmetçilik yapmaya gelen anneler. İçler acısı bir durum! Ayrıca bu ülkelerde bence çocukların üzerinde büyük bir başarı beklentisi oluşturuluyor. Başarılı öğrenciye yatırım yapılıyor, ancak başarısız öğrenci sistemin dışına itiliyor.

Bana kalırsa çocuğun eğitiminde aile okuldan çok daha önemli. Hangi eğitim sisteminde olursa olsun, hangi ülke olursa olsun ailenin sosyo-ekonomik düzeyi ile çocuğun başarısı doğru orantılı. Evde kitap okunuyor mu, aile yeni deneyimlere açık mı, ailede anne baba arası iletişim kalitesi, ailede sohbet ediliyor mu, ailenin yeme içme alışkanlıkları, ailenin çevre ile iletişimi, ailede dijital medya kullanım alışkanlıkları…. gibi şeyler çocuğun eğitiminde okuldan kat kat daha önemli. Bir çocuk düşünün ki annesi sık sık hem ona hem başkalarına yalan söylüyor. Çocuk ailede sık sık beyaz yalanlar söylendiğine şahit oluyorsa bunu sosyal hayatın bir normu kabul edecek. Dünyanın en süper okuluna da gönderseniz yalanı kanıksayan bir birey olduğu için güvenilir bir insan olamayacak. Aynı şekilde anne baba cep telefonları ile çocuklarından daha çok ilgileniyorsa çocuğu hangi okula da verseniz onu iyi iletişimi olan bir bireye dönüştüremezsiniz.

Kendinize ‘’iyi eğitim’’ ne demek sormanızda fayda var. Örneğin bizim için çocuklarımızın en az bir spor dalında çok başarılı olması önemli. Eşim 20 sene amatör voleybol oynadı. Ben de hayatımın büyük bir kısmını fit ve hareketli geçirdim. İkimiz de spor yapmanın faydasını gördük. Onun için çocuklarımızın spor yapması ve sağlıklı beslenmeyi bilmeleri bizim için en az akademik başarı kadar önemli(hatta daha önemli). Çocuklarımız haftada bir özel yüzme dersi, haftada 2 defa da yine özel tenis dersi alıyorlar. Hemen hemen her gün -zorla da olsa- parka götürüp açık havada oynamalarını sağlıyoruz. İyi yüzebildikleri için veya iyi düzeyde tenis oynadıkları için kimse onlara madalya takmayacak. Onları profesyonel spora yönledirme niyetimiz tabi ki yok, ancak spor sayesinde hayatta daha mutlu bireyler olacaklarını biliyoruz. Çocukları spora götürüp getirmek veya sürekli parka çıkmalarını sağlamak bizim için kolay olmuyor tabi ki, ancak sporu önemli bulduğumuz için hem zaman hem para ayırıyoruz.

İkinci önemli eğitim alanı beslenme. Okullarda beslenme biraz öğretilse de bu eğitim %99 aileden geliyor. Aile çocuğun yemekle kuracağı ilişkiyi belirliyor. Aile televizyon önünde atıştırıyor mu, çocuk aç olmasa da yemek yiyor mu, ağlamasın diye çocuğun eline çikolata mı tutuşturuluyor, çocuğun belli yemek saatleri var mı yoksa gelip geçerken dolaptan atıştırma alışkanlığı mı var, yemek bir eğlence etkinliği mi…. bütün bunlar aileden çocuğa geçen alışkanlıklar ve çocuğun ömür boyu öz disiplinini, çevre ile ilişkisini, sağlığını etkiliyor. Ailede yemekle ilgili disiplin ve kurallar olmazsa çocukta da bunların kendiliğinden oluşmasını bekleyemeyiz.

Bütün bu saydıklarımdan dolayı eğitim sistemi için ülke değiştirmeye değmez diye düşünüyorum. Özellikle de o ülkenin dilini ve kültürünü bilmiyorsanız çok fazla bocalayabilirsiniz. Hangi ülkeye giderseniz gidin -paranız ve diplomanız olsa bile- en dipten başlayıp toplumda yerinizi almak için çabalamanız gerekecek, çünkü kimse sizi oralarda yolunuza kırmızı halılar serip beklemiyor. Yeni ülkeye gidince toplumsal statünüz sıfırlanıyor ve hayata sıfırdan başlıyorsunuz. Bunu göze alabiliyor musunuz? Çocuğunuz yeni bir dili ne kadar öğrenebilir, ne kadar uyum sağlayabilir meçhul. Ülke değiştirmek yerine halihazırda bulunduğunuz ülkede sosyo-ekonomik düzeyi yüksek bir çevreye girmeye çalışmak çocuğunuza iyi bir arkadaş ortamına erişimi sağlayacaktır. Evde çocuğunuza doğru düzgün eğitim verirseniz çocuğunuz doğru arkadaşlar seçecektir diye düşünüyorum.

Sevgilerimle,

“Çocuğun Eğitimi İçin Ülke Değiştirmek” üzerine 4 yorum

  1. muhteşem bir yazı daha .çok teşekkürler ve evet ben de daha sık yazmanız konusunda düşüncemi dile getirmek isterim 🙂

    1. Sevgili Para Hanim
      Yazinizi şimdi gördüm ve geç fark ettiğim için üzüldüm. Soruma bu kadar detaylı bir cevap şansı yakaladığım için mutlu oldum. Teşekkür ederim. Benim için aydınlatıcı bir yazı oldu. Farklı bir yönden bakmamı sağladı.
      Sevgiler,

  2. Harika bir yazı olmuş.Çok yol gösterici teşekkürler.Lütfen daha sık yazın .Her gün sayfanızı kontrol ediyorum. Sevgilerimle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir