Para Hanım

       Kendimi bildim bileli bir gün ekonomik özgürlüğümü elime alacağım günü hayal etmişimdir. Onun için üniversiteden mezun olup hemen bir işe girdim. İlk maaşımı aldığımda kendimi çok özgür hissetmiştim. Genel olarak bir çoğumuzun diploma alma sebebi de bu değil mi zaten: özgürlüğe kavuşmak, kendi ayaklarımız üzerinde durmak, kendi kendimize yetebilmek.
       Kendi paramı kazanıyor olmanın verdiği özgürlük ve yeterlilik sanrısı ne yazık ki kısa sürdü: kira gideri, faturalar, harcamalar peşimde kuyruk gibi dolanan sorumluluklar silsilesine dönüştü. Birkaç parça giyisim ve kitaplarım dışında hiçbir şeyim yoktu: ne birikmiş param, ne eşyam, ne kendime ait bir evim. Tek gelirim başlangıç düzeyindeki maaşımdı. Giderlerimi karşılamak için hiç ara vermeksizin çalışmak zorundaydım.
       Düşündüm. Hayat böyle devam etmemeliydi. Hayatım boyunca haftanın 5 günü sevmediğim bir ofise gidip gelerek yaşayamazdım. Haftada en az 40 saat çalışıyordum, ancak patronum dışında kaç saat çalıştığım dünyada kimsenin umurunda değildi. Üstüne üstlük üniversite mezunu olsam da kolay değiştirilebilen bir elemandım. Ne de olsa şirketlerde hiç kimse vazgeçilmez değil. Benim kaderim benden daha zeki ve becerikli olmayan herhangi bir müdürün iki dudağı arasındaydı. Düşündüğümü söyleyemez, istediğimi yapamaz, hatta istediğim gibi giyinemezdim. Giyinmek demişken, maaşımın önemli bir kısmını işim gereği “prezentabl” olmak için kıyafete harcamam gerekiyordu. Çok param olsaydı bu şekilde bir hayata razı olur muydum? Elbette hayır.
        Bol dedikodulu ve verimsiz ofis hayatının bana göre olmadığını anlamam fazla uzun sürmedi. Aklıma gelen tek çıkış yolu ise zengin olmaktı. Ekonomik bağımsızlığım olmalıydı ki hayatta istediğim yere gidebileyim, istediğim yerde istediğim gibi yaşayabileyim.
        Bunları düşündükten tam 15 sene sonra ekonomik bağımsızlığımı elde etmiş bulunuyorum. Artık çalışmıyorum. Genç emekli oldum diyebiliriz. Canım ne isterse onu yapıyorum ve çok ama çok eğleniyorum. Çalıştığım 15 sene içinde para odaklı yaşamadım ve sayısız maddi hatalar da yaptım. Eğer bugün bildiklerimi yeni mezun olduğumda biliyor olsaydım emekli olmam 15 değil, sadece 5 veya 6 senemi alırdı. Yine de doğru yaptıklarım daha fazlaydı ki artık hayatım boyunca vaktimi ve emeğimi para karşılığında satmak zorunda değilim. Artık bizzat kendim değil, eskiden kazanıp biriktirdiğim paralar benim için çalışıyor ve tüm giderlerimi karşılıyor. Üstelik, ben hayatın keyfini çıkarırken mal varlığım kar topu gibi büyümeye devam ediyor.
       Bu blog ekonomik bağımsızlığımı nasıl kazandığımla ilgili. Elbette yan konulara da sapacağız. Bugüne kadar neler yaptığımı doğruları ve yanlışları ile anlatacağım. Aylık harcama bütçelerini ve yatırım fikirlerini değerlendireceğim: Hem sizlerinkini hem kendiminkini. Çok eğleneceğimizi düşünüyorum. Herkese ilham vermesi dileği ile.
       Sevgiler,