Neden Çalışmaya Başladım

Tam 6 aydır pandemi hayatımızda. Bu 6 ay içinde hayatımda büyük değişiklikler oldu. Evimizi ayrıntıları ile tamamladık. Sonraki yazılarımın birinde evin fotoğraflarını yayınlayacağım.

Pandemi dönemindeki ikinci büyük değişiklik çalışmaya başlamam oldu. Artık tam zamanlı maaşlı bir işte çalışıyorum. Neden diyeceksiniz. Öncelikle çocuklarımın hepsi ilkokul çağında. Giderek bana daha az ihtiyaç duymaya başladılar. Ben de zamanımı üretken bir şekilde doldurmak istiyorum. Eve çok yakın bir iş buldum. Kendi mesleğimi icra ediyorum. Bu şekilde çalışmaya çok ara vermeden iş hayatına dönüş yaptım ki mesleğimi yakmamış oldum.

Maaşlı işe girmemin ikinci nedeni tatillerin çok olması. Senede 2 ay ücretli iznim var. Bunun dışında her çocuk için 4 ay ücretli izin kullanma hakkım var. Bu 4 aylık izni çocuklar 12 yaşına gelene kadar her çocuk için birer defa kullanabilirim. Bu izni çocuk başına 8 ay yarı zamanlı çalışarak da kullanabilirim. 2 sene boyunca haftada 2.5 gün çalışmak benim için ideal bir hayat tarzı olacak. Belçika’da ücretli çalışanlar için çok geniş haklar var. Ben de bu haklardan faydalanabilmek için maaşlı işe girdim.

Maaşlı işe girmemin üçüncü nedeni de çocukların harcamalarının çok artmış olması. David Lloyd isimli özel bir spor kulübüne üye olduk. Bu üyelik elbette ucuz değil. Çocukların üçü de bu kulüpteki tenis akademisine devam ediyor, ki sadece tenis senede binlerce euro tutuyor. Yine bu kulüpteki özel yüzme dersleri için de ek ücret ödüyoruz. Çocuklar bu etkinliklere gitmese olur muydu? Elbette olurdu. Spor yapmak için servet dökmesek de olurdu, çünkü daha ucuz spor seçenekleri Belçika’da var. Biz bu kulüpte kendimizi daha iyi hissediyoruz, çünkü havuzu, SPA’sı, onlarca grup dersi ve fitnes merkezi var. Evimize yakın olması hayatımızı kolaylaştırıyor.

Çocuklar büyüdüğü için tatillere gidip dünyayı gezmek istiyorlar. Biz de onların açık görüşlü insanlar olmalarını istiyoruz. Farklı yerler görmenin dünyalarını zenginleştireceğini düşünüyorum. Bunun için de elbette para lazım. Bu açıdan da çalışmam faydalı olacak.

Son olarak da çalışmadığım zaman diliminde kariyeri olan çalışan kadınlara gıpta ile baktığımı fark ettim. Üretken olan ve kendini gerçekleştiren insanlara hep özendim.

Hayatımızdaki bir diğer değişiklik de yeni arabamız oldu. 8 senelik Volvo’muzun motoru arızalanınca mecbur yeni araba almak zorunda kaldık. Arabamız şirket arabası olduğu için 100% şirket masrafı olarak gösterebileceğimiz bir araba seçmek bizim için daha avantajlı oluyor. Hibrid ve elektrikli arabaların her masrafı, yani 100% şirket gideri olarak gösterilebiliyor. Ancak hibrid arabalar belki 1 veya 2 sene içinde 100% değil %80 veya %60 gider olarak gösterilebilecek. Elektrikli araba ise en az 5 sene daha 100% masraf olarak gösterilebilecek diye tahmin ediyorum.

Elektrikli arabalar içinde ilk baktığımız Tesla X 6 koltuklu araç oldu, ancak bunu tercih etmedik, çünkü aylık leasing ödemesi diğer seçeneğin 2 katıydı. İkinci olarak Tesla X için yıllık 3000 euro özel kullanım vergisi ödeyecek iken şu anki aracımız için yıllık 1200 euro özel kullanım vergisi ödüyoruz. Sonuçta Tesla X değil Kia Niro elektrikli seçtik. Kullanımın %95’i ev-iş-spor kulübü-süpermarket arası olduğu için bizim için ideal. Bu saydığım yerler 5km çapında bir dairede yer alıyor. Arabayı hem evde hem de spor kulübünde şarj edebiliyoruz. Zaten 1 dolumda 465 kilometre gittiği için şarjın bitmesi gibi bir durum henüz konusu olmadı. Bütün Avrupa’da geniş bir dolum istasyonu ağı var. Bu nedenle yolda şarjsız kalacağımızı düşünmüyorum. Kia Niro’nun tek sıkıntısı bagajın Tesla X’e göre daha küçük olması. Ancak sadece bagaj hacmi için Tesla X’e daha fazla para ödemeye değmezdi. Araba ile tatile gidersek arabanın üstüne bagaj yerleştireceğiz ve bagaj sorunumuz kalmayacak.

Pandemi döneminde hayatımıza küçük bir köpek girdi. Artık Han adında İngiliz cocker spaniel bir köpeğimiz var. Çok tatlı, çok uslu bir köpek. Çocuklarımız bayılıyor. Eşim Mart ayından beri tam zamanlı evden çalışıyor. Köpek, eşimin bu süreci sıkılmadan atlatmasına yardımcı oluyor.

Pandemiden dolayı bu yazı Belçika’da geçirdik. 2 haftalığına Knokke’ye gittik. Çocuklar çok eğlendi. Maalesef Bulgaristan’a gidemedik.

Köpeğimiz Han